İkbal POLAT
Şeker sektörünü izleyenler bilir. Pancar bazlı şeker üretimi ile nişasta bazlı şeker üretiminin arasındaki gerilimi yani… Bu gerilimin asıl nedeninin kapitalizm olduğunu da. Size özetlersek; şeker, içtiğimiz çaydan yediğimiz gofrete kadar birçok üründe kullanılan temel gıda maddesi. Şekerin hammaddesi ise pancar. İnsanlık, yüzyıllardır şekerini pancardan üretiyor, bugüne kadar olan ve bilinen bu. Okumaya Devam »
Halkevleri ve GDO’ya Hayır Platformu, Halkevlerinin düzenlediği “Halkın Hakları Forumu “ çalışmalarına katılmak üzere ülkemizi ziyaret eden sosyolog James Petras ile 5 Haziran 2007 Salı günü saat 18.00-20.00 arasında “Tarımda Neo-Liberal Dönüşüm ve Küçük Köylülüğün Tasfiyesi” başlıklı bir söyleşi düzenlediler. Söyleşide, Ayşe Eren’in çevirisiyle James Petras’ın yaptığı sunum : Okumaya Devam »
Cemali Özkan
Seçimler yaklaştı, kırsal alanda yaşayan halk ve tarımın sorunları siyasilerimizin aklına geldi.
Âşık Mahzuni Şerifin bir türküsü vardır; Seçim olunca köy köydür,
Ondan başka hiçbir şeydir…” diye devam eder gider.
Işıklar içinde yatsın, ne kadar da doğru söylemişti çağımızın büyük ozanı. Siyasiler O’nu her seçimde haklı çıkarırlar hep. Okumaya Devam »
İktidara talip olan tüm partiler mazotu 1 YTL’ye çekme sözü verdi. AKP ise zaten 1 YTL’den satıyor ancak sadece armatörlere. Denizcilik sektörü gelişirken, tarım bitiyor.
Genç Parti’nin gündeme getirdiği ‘Mazot 1 YTL olacak’ vaadi, tüm partilerin ortak sloganı haline geldi. Cem Uzan, Deniz Baykal, Zeki Sezer, Mehmet Ağar’ın ardından Doğu Perinçek de mazotta indirim vadetti. Okumaya Devam »
Kota artışını durduran karar, üretici Cargill’in yanı sıra en büyük tüketici Ülker’i olumsuz etkileyecek. Şeker fabrikalarında 30 bin işçi çalıştığını belirten Danıştay, nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 50 artırılmasına ilişkin kararın yürütmesini durdurdu
RADİKAL - ANKARA - Danıştay 13. Dairesi, Bakanlar Kurulu’nun, nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 50 artırılması kararının Şeker Kanunu’nun amacına aykırı olduğuna hükmederek, yürütmesini durdurdu. Okumaya Devam »
Tek Gıda-İş Sendikası Tokat Şubesi tarafından seçim aşamasında özelleştirme süreci ile ilgili siyasilerin kendilerine verecekleri sözleri kayıt altına alacakları bildirildi.
Tek Gıda-İş Sendikası Tokat Şube Başkanı Suat Karlıkaya, özelleştirme sürecinin şuan için durduğunu ama seçim sonrası özelleştirme olacağına işaret ederek, TEKEL’in özelleştirme kurumundan çıkarılmasını istediklerini söyledi. Okumaya Devam »
6-7-8 Haziran da dünyanın en zengin ülkeleri Almanya’da G8 zirvesinde buluştu. Dünyanın yoksulları, mağdurları da zirveyi protesto etmek ve alternatif zirve düzenlemek için oradaydılar. Dünyanın her yerinde topraklarından kovulan, çiftçilik yapma hakları ellerinden alınan çiftçiler ve köylüler de Dünya Çiftçilerinin Mücadele Örgütü Via Campensina ile temsil edildiler. Via Campensina’nın üyesi olan Çiftçi Sendikaları Konfederasyonlaşma Platformu yine onun çağrısıyla alternatif zirvedeydi. Okumaya Devam »
Hububat Üreticileri Sendikası ( Hububat Sen) hükümetin buğday üreticilerinin
ürününü seçim nedeniyle yüksek fiyatla alacağı yolunda kamuoyunda çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyleyerek tepki gösterdi. Sendikanın Genel Başkanı Abdullah Aysu “açıklanan fiyatların maliyetin altında olduğunu, hükümetin bu güne kadar uyguladığı çiftçi karşıtı politikasına devam ettiğini” belirtti. Hububat Sen’in Basın açıklaması: Okumaya Devam »
“yeşil devrim sayesinde, hayvanların koşturduğu yeşil çayırlar, mutlu insanların çalıştığı tarlalar yalnızca ürün ambalajlarının ve reklamların sanal dünyasında kaldı. Gerçek dünyada, soframıza gelen ürünlerin elde edilmesi için büyük bedeller ödeniyor, toprak ve su zehirleniyor, hayvanlar daha fazla et, süt ya da yumurta vermesi uğruna zulmedici koşullar altında hareketsiz bırakıldıkları, hapsedildikleri fabrikalarda gün ışığını hiç görmeden yaşıyorlar. ”
Mebruke BAYRAM* Okumaya Devam »
Via Campensina (Çiftçi Yolu) G8 ile İlgili Rostock Basın Açıklaması
Çeviri: Erhan Keleşoğlu
G8 bariyerler arkasında, dışarıda ise alternatif çözümler çiçek açıyor
Heiligendamm zirvesinin ardından, G8’in inanırlığını ve meşruiyetini kaybettiği tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı. Dünya ölçeğindeki her yüksek düzeyli toplantıda olduğu gibi, 6-8 Haziran’da Heilengendamm’da (Almanya) yapılan G8 Zirvesi de, dünyanın en zengin ülkelerinin liderlerini halk protestosundan korumak için dikenli teller arkasında ve bir iç savaş atmosferinde gerçekleşti. Bu yalnızca dünyanın geri kalan kısmının kaderine karar veren G8 liderlerinin gayri meşruluğunu ifade etmiyor. Okumaya Devam »