Satılmış Başkavak*
Mısır ithalatında Unakıtanlarla hareket eden Akel, TMO’dan büyük payı kaptı. En ucuz pirinci satan BİM, kaynağını açıklamıyor. Çiftçiyi konuşan yok
Pirinçteki spekülatif fiyat artışlarına karşı hükümet TMO’ya sıfır gümrük vergisiyle 100 bin ton pirinç ithalatı için izin verdi. Gerçekten çözüm bu mu? Okumaya Devam »

Tarım Bakanı Mehdi Eker’in geçtiğimiz günlerde pirinç ve bulgurda stokçu spekülatör firmalar arasında saydığı firmalardan Akel’in, bizzat Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın daha önce de adı birçok kez “kıyak tarzı yolsuzluklara” adı karışan oğlu Abdullah Unakıtan’ın gıda şirketi ile ilişkisi ortaya çıktı. Okumaya Devam »
Bahadır Özgür
Türkiye neredeyse bir nesil sonra gıda kuyruklarına tanık oluyor. Ama belki de asıl çarpıcı olan göz göre göre gelen kuraklığa karşı hiç bir ciddi tedbirin alınmaması. Oysa bundan bir asır önce Osmanlı’nın gördüğü en büyük kuraklığı yokluklar içinde ustaca yöneten Konya Valisi Sait Paşa’nın yaptıkları, bugün vatandaşa bulgur yemeyi önerenler için ibretlik derslerle dolu.
2. Abdülhamit döneminde yaşanan ve tarihe “1303 Kahtı” olarak geçen kuraklık, 1886′da tüm ülkeyi kuşatmıştı. Okumaya Devam »
Muammer Sakaryalı*
Çevre bakanı yeni bir slogan türetmiş: “Çevreci madenciliğe evet, vahşi madenciliğe hayır.” (Bkz, Radikal gaz. 18.04.2008) Gülelim mi ağlayalım mı? Sevinelim mi üzülelim mi?
Önce Bakanın söylediklerinden birkaç çıkarsama yapalım: Okumaya Devam »
Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut ESKİYÖRÜK yaptığı basın açıklamasında; süt üreticilerinin koşullarının her gün daha da zorlaştığını, üreticilerin üretemez duruma düşürüldüğünü, bir çok üreticinin hayvanlarını kesimhane göndermek zorunda kaldığını söyledi. Üreticilerin hükümetin uyarmak için 28.04.2008 Pazartesi günü saat 12.00’de İzmir ili Tire ilçesi İtfaiye Meydanında yapacağı eyleme herkesi destek vermeye davet etti. Okumaya Devam »

Hatice Eroğlu Akdoğan
Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Tarımsal temel gereksinim maddelerinin pazarda hızlı fiyat artışı IMF ve Dünya Bankası başta olmak üzere emperyalist tekellerin ülkemiz tarımı üzerinde oynadıkları oyunu bir kez daha gün gibi açığa çıkardı. Okumaya Devam »
Boğaziçi’ndeki panelde konuşan tarım uzmanları ve sendikacılar, tarımda ulusötesi şirketlerin çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilen dönüşümlere dikkat çekti, “Kooperatifleşme ve örgütlü mücadele hayati önemde” dedi.
Kerem MORGÜL
Boğaziçi Üniversitesi’nde (B.Ü.) gerçekleştirilen “Emek Haftası” etkinlikleri kapsamında dün (17 Nisan) “Çokuluslu Şirketlerin Gıda Krizine Etkileri” başlıklı bir panel düzenlendi. Okumaya Devam »
ÖZLEM GÜVEMLİ
Abdullah Aysu, Türkiye’de “Biyogüvenlik Yasası hemen şimdi” kampanyası başlatıldığını anımsatarak bundan önce Tohumculuk Yasası’nın çıkarılmasını eleştirdi. Aysu, “Önce Biyogüvenlik Yasası çıkarılır ve hangi bölgede hangi tohumun yetiştirilmesi gerektiği belirlenir. Bu yasa dayanak olur. Ama ondan önce Tohumculuk Yasası’nı çıkardılar. Okumaya Devam »
Çiftçi sendikaları sözcüsü Aysu, gıda krizinin kökeninde Dünya Bankası, IMF ve AB’nin tarımı sermayeleştiren politikalarının, endüstriyel tarım modelinin, biyodizel üretiminin ve iklim değişikliğinin olduğunu söylüyor.
Tolga KORKUT
Çiftçi Sendikaları Konfederasyonlaşma Platformu Sözcüsü Abdullah Aysu, Okumaya Devam »
Söyleşi: Ayşen Eren*
Japon kökenli Shumei Vakfı, ruhani liderleri Mokichi Okada’nın öğretileri doğrultusunda doğal tarım uygulamaları yapıyor. Doğal tarım, tarımın tüm elemanları ki bunlar; dünya, güneş, yağmur, toprak, rüzgar, çiftçi, yiyecek yiyen insanlar ve bu insanların içinde yaşadıkları toplum, ruhsal ve fiziksel olarak sağlıklı hale getirmeyi amaçlar. Okumaya Devam »