Küresel Kriz Ve Gıda
KRİZ
Her kilidi açar denilen serbest piyasa kilidi açamıyor, donmuş şu an. Fiyatlar işaret vermiyor, uyarmıyor. Yani piyasalar işaret fişeğinden yoksun.
Dünya genelinde mali sektör reel sektöre göre artmış… Okumaya Devam »
KRİZ
Her kilidi açar denilen serbest piyasa kilidi açamıyor, donmuş şu an. Fiyatlar işaret vermiyor, uyarmıyor. Yani piyasalar işaret fişeğinden yoksun.
Dünya genelinde mali sektör reel sektöre göre artmış… Okumaya Devam »
Ekin Kurtiç- Abdullah Aysu
Birçok ülkede tohumlarımızı hızla kaybediyoruz, tarım bilgimiz bitiyor ve çokuluslu şirketlerin kârlarını artırmak için onlardan tohum satın almak zorunda bırakılıyoruz. Bu şirketlerin GDO ve mono-kültür tarımı yapması birçok türü ve çeşitliliği yok ediyor…. Okumaya Devam »
Sorun her yerde aynı. Köylüler olarak mücadelemiz toprağın ve köylünün sömürülmesine karşı. O çok övülen serbest piyasa ve ticaret anlaşmaları da köylülere sadece yoksulluk getirdi, ama köylülerin her gün ulusal ve uluslararası mücadelesi sürüyor….
Tanıklıklar: Okumaya Devam »
Ekin Kurtiç- Abdullah Aysu
DTÖ anlaşmaları teknolojik bir paket vaad ediyor. Ucuz tohum, GDO, agro-yakıt, ucuz gübre vaat ediyor. Bunlarla beraber son 6 aydır nedense küresel iklim değişikliği gündemden kayboldu. Biz diyoruz ki gıda kriziyle küresel iklim değişikliğinin sorun ve çözümleri aynıdır… Okumaya Devam »
La Via Campesina’nın eski ve yeni liderleri Jakarta’da düzenlenen Uluslararası Köylü Hakları Konferansı’nı birer konuşma ile açtı. Her iki lider de konuşmalarında, köylü haklarının yeniden ele geçirilmesi için mücadele çağrısı yaptı. Endonezya Tarım Bakanlığı adına da bir yetkili açılışta konuştu. Okumaya Devam »
Ekin Kurtiç-Abdullah Aysu
Toplayıcı bir kadının sendelemesiyle sepetindeki toplamış olduğu tohumlar toprağa saçılır. Bir yıl sonra da tohumların saçıldığı yerde buğdayın yetiştiğini gören kadın, o yıl tekrar tohum atarak, dener. Bitkisel üretim böylelikle başlar.
Toplayıcı ve deneyci kadından sonra kadınlar eliyle Ortadoğu’nun Filistin, Suriye, Türkiye’nin güneyi ile İran ve Irak’ın batısına uzanan alanda Okumaya Devam »
Abdullah AYSU*
Türkiye’nin hep büyüdüğü anlatılıyor. Büyüyen Türkiye’de nedense bilinmez tarım hep küçülüyor, çiftçiler yoksullaşıyor ve çiftçiler mesleklerini terk etmek zorunda kalıyor.
Türkiye tarımı üretici olan çiftçiden ve tüketici olan halktan yana yönetilmiyor. Tarım sektörü bir avuç tarım ve gıda şirketinin çıkarına yönetiliyor. Okumaya Devam »
Yaşadığımız gezegende üretime tarım ile başlandığı biliniyor. Tarımsal üretimin ardından ikincil üretim sektörü olarak el sanatları, el sanatlarını takiben de sanayi devrimi doğdu ve fabrikalar kuruldu. Bu tarihsel gelişim sürecinde tarım, tarıma dayalı sanayisi ile sektördeki yerini aldı. Okumaya Devam »
Türkiye Cumhuriyeti, 1923 yılında kurulduğunda siyasi bağımsızlığını pekiştirmek için sanayileşmeye önem vermiş ve tarımını geliştirmek için de çabalara girişmiştir.
1923 yılından 1930’lu yıllara kadar geçen sürede liberal politikalar uygulayan Cumhuriyet, Okumaya Devam »
Abdullah Aysu
Su, tüm canlılar için yaşamsal temel bir girdidir. Bu nedenden dolayı su; temel insan hakları arasında sayılmaktadır.
Suyun temel insan hakları arasında sayılıyor olması ona gerekli özenin ve saygının gösterildiği anlamına gelmiyor tabii… Okumaya Devam »