
Tayfun Özkaya
Hatırlayacaksınız, özelleştirmeler Türkiye’de başlarken yapılan propaganda hisse senetlerinin halka satılacağı, devletin sırtına yük olduğu söylenen kar etmeyen işletmelerin verimli hale getirileceği idi. Bu propaganda, yapılan kol, bacak kesme operasyonunda narkoz olarak kullanıldı. Bazıları bu tuzağa düştüler ve hala düşüyorlar. Okumaya Devam »
Tayfun Özkaya
British American Tobacco (kısaca BAT) firmasına altı sigara fabrikasının yanında iki yıllık yaprak tütün stoku da hediye edildi. Kamuoyuna bu konuda bilgi verilmemişti. Bu bilgiyi, adının anlamı Türkçeye İngiliz-Amerikan Tütün Firması diye çevirebileceğimiz BAT’ın web sayfasından öğrenebildik. Okumaya Devam »
Tayfun Özkaya
Tekel türbanın kaldırdığı toz duman altında gözlerden uzak kalarak, bugünlerde yok edilmeye hazırlanıyor. Tekel’e 2003 yılında 1,15 milyar dolar fiyat vermişlerdi. Hâlbuki dünyada Tekel’den daha varlıklı olduğu söylenemeyecek sigara firmaları 14 milyar dolar civarında satın alınabildi. Tekel’in özelleştirilmesi çiftçi, tekel işçisi, sigara tüketicisi ve vergi ödeyen herkesi ilgilendiriyor. Okumaya Devam »
Tayfun Özkaya
Dikkatinizden kaçmamıştır sanırım. 2003 yılında Tekel’in özelleştirilmesinde 1,15 milyar dolarla teklifte bulunan Japon JTI sigara firmasının yarısı Japon devletinindir. Bizim iflah etmez özelleştirme Ayetullahları bu durumda devletçiliğe karşı değillerdir de sanki sadece Türkiye devletine karşıdırlar. Okumaya Devam »
Tayfun Özkaya
1980’lerden bu yana sanki görünmez bir el tarımsal araştırma enstitülerimize büyük hasar veriyor. Ayrılan kaynakların azaltılmasından falan hiç söz etmeyeceğim. O yıllardan bu yana, beş-altı yıldır artık emekli olan araştırmacı kuşağı ile yeni mezun gençler arasında çok az araştırmacı enstitülere atandı. Deneyimli kuşak ile yeni mezunlar arasında büyük bir boşluk bırakıldı. Okumaya Devam »

Tayfun ÖZKAYA*
Körfez depreminde enkazın altına seslenilirdi: Orada kimse var mı? Bir umut, belki bir ses gelir diye. İki hafta önce Türkiye UPOV denilen Yeni Bitki Çeşitlerini Koruma Birliğinin 1991 sözleşmesini kabul ederek UPOV’a 18 Kasım 2007’de üye oldu. Geçen hafta bu konuda yazmış idim. Bu üyeliğin sakıncalarından söz ettim. Okumaya Devam »
Tayfun Özkaya*
UPOV’da nerden çıktı demeyin. Küresel tohum şirketlerinin yeni bir darbesi ile karşı karşıyayız. Türkiye birkaç gün içinde kısaltılmış adı UPOV olan Uluslararası Yeni Bitki Çeşitlerini Koruma Birliği’ne girecek. Belki de siz bu satırları okuduğunuzda bu iş bitmiş bile olacak. Tohum yasasında olduğu gibi bu işlem de fazla toz kaldırmadan yürütülmekte. Okumaya Devam »
Tayfun Özkaya
Tekel sigara birimini özelleştirmek için gayretler çok arttı. Bu olayın çok çeşitli yönleri var. Bugün daha çok sağlık yönüne değinelim. Sigara’nın neden olduğu ölümlerin Türkiye’de yılda 100 bini bulduğu açıklanıyor. Türkiye’de yatırım ve üretim faaliyetlerine devam eden ve bugün sayıları altıyı bulan çok uluslu sigara şirketlerinin Okumaya Devam »
Tayfun Özkaya
Hatırlar mısınız, eskiden kalp hastalarına doktorlar mısır özü yağını önerirlerdi. Babam da kırk yıl kadar önce böyle bir tavsiye almış idi. Evimize bu yağ o zaman girdi. Annem hala az da olsa bu yağı kullanıyor. Sonraları aslında zeytinyağının kalp ve damar hastalıkları dâhil birçok hastalıkta en iyi yağ olduğu anlaşıldı. Okumaya Devam »
Tayfun Özkaya
Mısır şurubu deyip geçmeyin. Bu şekerin sağlığımız üzerine ne gibi etkiler yarattığını hiç düşündünüz mü? Sakın “ben mısır şurubu tüketmiyorum” demeyin. İçtiğiniz kolada, meyve suyunda, gazozda, yediğiniz çukulatada, tatlıda, kekte, pastada dondurmada kısacası yüzlerce üründe bu mısırdan elde edilen şeker kullanılıyor. Çünkü daha ucuz. Okumaya Devam »