AYÇİÇEĞİ-BİTKİSEL YAĞ

aycicek.jpg Abdullah Aysu

Dünyada yıllık 85 milyon ton civarındaki yağ tüketiminin yüzde 75’ten fazlası bitkisel yağlardan karşılanırken, yüzde 25’i hayvansal yağlardan karşılanıyor. Türkiye’de ise tüketilen yağın yüzde 90’ını bitkisel yağlar, yüzde 10’u hayvansal yağlardan karşılanıyor.
Kişi başına yıllık yağ tüketimi gelişmiş ülkelerde 27 kilogram, Türkiye’de 16–17 kilogramdır. Türkiye yağ sektöründe faaliyet sürdüren 150 civarında firma bulunmaktadır. Yağlı tohum kırma kapasitesi 6 milyon ton düzeyindedir. Kırma kapasitesi, ülke ihtiyacının üzerinde olması nedeniyle sektör yüzde 50 kapasite ile çalışmaktadır.
Rakamlarla durum şudur: Sektörde yurtiçi üretim ve ithalat yoluyla yılda ortalama 3 milyon ton yağlı tohum işlenmektedir. Ham yağ işleme kapasitesi ise 3 milyon ton ve kapasite kullanım oranı yüzde 50 seviyelerindedir.
Ülke olarak yağlı tohum kırma kapasitesi ile yağlı tohumlar üretimi için elverişli topraklara ve iklim şartlarına sahibiz. Ama Türkiye tarımda uyguladığı yanlış ve güdümlü politikalar nedeniyle birçok alanda olduğu gibi bitkisel yağ sektöründe de dışa bağımlı hale gelmiştir.
1989 yılına kadar yılda 1 milyon 250 bin ton ayçiçeği üreten Türkiye, tarım alanında uyguladığı yanlış politikalar yani Özal’ın “ithalatla yerli üretimi terbiye etme” politikalarını uygulamaya sonucu üretimi 500 bin ton seviyelerine kadar düştü.
Bitkisel yağ sektörüne genel olarak bakıldığında Türkiye’nin yıllık bitkisel yağ üretimi 500–550 bin ton, tüketimi ise 1 milyon 200- 1 milyon 250 bin ton arasındadır. Tüketimin yüzde 40’ı iç piyasadan, yüzde 60’ı ithalatla karşılanmaktadır. Yıllık bitkisel yağ açığımız 750- 800 bin tondur. İthalatla karşıladığımız bu açığı gidermek dışarıya ödediğimiz döviz miktarı 550–600 milyon dolardır.
DÜNYA AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİ
Dünya’da ekilen alan 20,7 milyon hektardır. Üretim 26 milyon ton. Verim ise 12.597(Hg/ha)’dır.
FAO’nun 2003 verilerine göre;
• Ekiliş: 20.708.684 hektar
• Üretim: 26.085.901 bin ton
• Verim: 12.597 Hg/ha’dır.
Dünyada ayçiçeği üretiminde önde gelen ülkeler;
• Ukrayna,
• Rusya
• Ve Arjantin’dir.
Bu ülkelerin Dünya üretimindeki payları şöyledir:
• Ukrayna; yüzde 16,
• Rusya; yüzde 16,
• Arjantin; yüzde 14’tür.
Bu üç ülke dünya üretiminin yüzde 46’sını gerçekleştirmektedirler.
Türkiye
• Dünya üretiminde 12. sırada
• Yüzde 2’lik paya sahiptir.
• Verim bakımından 12.28 Hg/ha lık verimiyle dünya ortalamasına yakındır.
Bu ortalamayla
• Fransa (20.758 Hg/ha),
• Arjantin (16.250 Hg/ha)
• Ve Çin’in ( 17.241Hg/ha) gerisinde kalmaktadır.
DÜNYA AYÇİÇEĞİ TÜKETİMİ
Dünyada 2002/3 sezonunda
• Bitkisel sıvı yağ tüketimi; 98 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.
• Dünya tüketiminin yüzde 9’unu ayçiçeği oluşturmaktadır.
• Dünya ayçiçeği tüketimi 8,8 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.
• Dünyadaki bitkisel yağ tüketiminde ayçiçeği yağı 4.sırada yer almaktadır.
• Dünya sıvı yağ tüketiminde ilk sırayı soya yağı almaktadır. Soya yağını palm ve kanola izlemektedir.
• Dünyada kişi başı ayçiçeği yağı tüketimi 2001 yılı FAO verilerine göre 1,3 kg.

TÜRKİYE AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ
Ayçiçeği tohumları Türkiye’ye ilk olarak 1924–28 yıllarında Bulgaristan ve Romanya’dan gelen göçmenler tarafından getirildi. Türkiye çiftçisinin ayçiçeği üretimine başlaması ise esas olarak II. Dünya Savaşı sonrasıdır. Ancak II. Dünya Savaşı’ndan 1965 yılına kadar ayçiçeği üretiminde fazlaca bir gelişme olduğu söylenemez.
1965 yılından sonra ise Vinimik–1646 çeşitlerinin üretime alınmasıyla, üretimdeki artış çiftçiyi cezp etti. Önemli yağ bitkilerinden kolzanın insan sağlığına zararlı olduğunun belirlenmesi sonucunda 1978 yılında üretimden kaldırılması, 1970’li yıllardaki dış güdümlü politikalar neticesinde haşhaş ekiminin yasaklanması sınırına gelmesi ayçiçeğini yağ konusunda alternatif bir ürün haline getirdi.
Ülkemizde üretilen yağlı tohumlu bitkiler içerisinde ayçiçeğinin payı yüzde 33,8’ dir. Halkın genelde ayçiçeği üretimini tercih etmesinin nedeni ayçiçeği bitkisinin ekim nöbetinde temel bitki oluşudur.
Devletin Rolü Ve Destekler
Ayçiçeğinin yağ üretiminde alternatif bitki olmasıyla birlikte ayçiçeği üretimini arttırmak amacıyla devlet üreticilere kapsamlı teşvik ve destek uygulamaya başladı.
İlk yıllarda ülkemizde ekilen ayçiçeği düşük verimli iken, daha sonra Tarım Bakanlığı’na bağlı Zirai Araştırma Enstitülerince yapılan araştırma ve denemeler sonucu üretilen tohumlarda yüzde 40–45 yağ yüzdesine ulaşıldı.
Sektörde Yabancı Sermaye Durumu
Türkiye’deki bitkisel yağ sektöründe faaliyet gösteren yabancı ve ortak yatırımlı firmalar şunlardır: Unilever, Henkel, ADM Doysan, Marsa Kraft Jacobs Suchard-Sabancı ve Soros Investmend Capital’dir.

Üretimde yeterlilik
Türkiye 2002 yılında toplam 951 bin 275 ton bitkisel ham yağ üretti. Bu üretimin yüzde 39,2’si pamuktan, yüzde 37,9’u ayçiçeğinden, yüzde 18,9’u zeytinden, yüzde 1,5’i soyadan ve yüzde 2,5’i ise mısırdan karşılandı.
1980’lerde 150 bin ton ham yağ ithalatımız vardı. Bu açık uygulanan yanlış politikalar nedeniyle sürekli arttı. 1990’da 575 bin tona, 200 yılında ise 898 bin 502 tona yükseldi. (2)

Diğer yağlı tohumlu bitkilerin ülkemiz üretimindeki payları şöyledir:
• Çiğit; yüzde 57,9
• Ayçiçeği; yüzde 33,8
• Yer fıstığı; yüzde 3,6
• Soya; yüzde 3,0
• Susam; yüzde 0,9
• Haşhaş; yüzde 0,8
• Kolza; 01

AYÇİÇEĞİNİN ÜRETİLDİĞİ BÖLGELER
Ayçiçeği üretiminin ağırlıklı bölümü Marmara Bölgesi’nde yapılıyor. Trakya ayçiçeği üretimin yüzde 60’nı Marmara Bölgesi Trakya ile birlikte üretimin yüzde 71,2 sini üretiyor. Türkiye çiftçisinin daha çok mekanize olması ve ayçiçeğinin iyi bir münavebe bitkisi olması sebebiyle diğer bölgelerde de ekimi giderek yaygınlık kazanıyor.
Marmara’yı
• Yüzde 10,6 ile Ege,
• Yüzde 6,8 ile Orta Kuzey,
• Yüzde 4,2 ile Akdeniz,
• Yüzde 2,9 ile Orta Güney,
• Yüzde 2,0 ile Karadeniz,
• Yüzde 1,2 ile Ortadoğu,
• Yüzde 0,6 ile Güneydoğu
• Ve yüzde 0,5 ile Kuzeydoğu bölgelerimiz izlemektedir. (3)
İllere göre üretim durumuna baktığımızda 2001 yılı verilerine göre ayçiçeği üretimimizin yüzde 62,5’ si sırasıyla Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli illerimizde gerçekleşmiştir. Bu illerimizi sırasıyla İstanbul, Çanakkale, Balıkesir, Bursa ve Kahramanmaraş izlemektedir.

BÖLGELER GÖRE AYÇİÇEĞİ EKİLİŞİ
• Marmara; 347.654
• Ege; 45.426
• Orta Kuzey; 60.022
• Akdeniz; 16.035
• Orta Güney; 19.604
• Karadeniz; 8.739
• Ortadoğu; 4.927
• Güney Doğu; 5.008
• Kuzey Doğu; 2.585
Toplam: 510.000
Kaynak: DİE

BÖLGELER GÖRE AYÇİÇEĞİ ÜRETİM (TON)
• Marmara; 462.805
• Ege; 68.810
• Orta Kuzey; 44.100
• Akdeniz; 27.152
• Orta Güney; 18.849
• Karadeniz; 13.314
• Ortadoğu; 7.643
• Güney Doğu; 4.027
• Kuzey Doğu; 3.300
Toplam:650.000
Kaynak: DİE

BÖLGELER GÖRE AYÇİÇEĞİ VERİMİ
• Marmara; 1.166
• Ege; 1.558
• Orta Kuzey;786
• Akdeniz; 1.315
• Orta Güney; 982
• Karadeniz; 1.274
• Ortadoğu; 1.428
• Güney Doğu; 759
• Kuzey Doğu; 2.140
Toplam: 1.276
Kaynak: DİE

TÜRKİYE AYÇİÇEĞİ YAĞI TÜKETİMİ
FAO verilerine göre;
• Türkiye’nin 2003 ayçiçeği üretimi 251.492 tondur.
TRAKYABİRLİK verilerine göre;
• Ülkemizdeki ayçiçeği yağı tüketimi yıllara göre değişmekle birlikte 500 bin ton civarındadır.
• Ülkemizde yıllık kişi başına ayçiçeği tüketimi 7,5 kg civarındadır.
Bu verilere göre;
• Dünyada en fazla ayçiçeği yağı tüketen ülkelerden birisidir.
Ayçiçeği tarımında son 10 yılda ekim alanlarında yüzde 36’lık, üretimde ise yüzde 38’lik bir azalma görülüyor.
Bunun nedenlerini;
• Hükümetlerin yürüttüğü yanlış fiyat politikaları
• Ayçiçeği ve ham yağ ithal edilmesi
• Ve üreticilerin ayçiçeğini karlı görmeyerek üretimden cayması oluşturuyor.
Ayrıca;
• Ergene nehri’nin yavaş yavaş bir ölü nehir haline gelmesi,
• Yıllık yağış ortalamalarındaki düşüş,
• Istrancalar’daki suların İstanbul’a aktarılması, yeraltı sularının azalması, kirlenmesi ve bunların tarımın hizmetine verilmemesi,
• Topraklardaki organik seviyenin azlığı, fosfor birikmesi, toprakların kireç ihtiyacının küçük çiftçi tarafından giderilememesi, nedenleriyle, su isteyen ayçiçeği bitkisinde dekar başına verim düşmekte;
Üstelik;
• Ergene’den sonra Şeytan Dere de yok olma sürecine giriyor.
Yine;
• Buğday ve ayçiçeği arasına üçüncü bir münavebe bitkisinin katılamaması topraklarda yok oluşa yol açarken, hızlı verim düşüklüğünü de beraberinde getiriyor.
Hem miktar hem de değer olarak ithalatımız ihracatımızdan fazla gerçekleşiyor. 1991 yılından bu yana Rusya Federasyonu ile Bulgaristan’dan yüksek miktarda ayçiçeği ithal edilmiştir. Fiyatların bu ülkelerde ucuz olması ithalatı özendiriyor.
Bitkisel yağ üretimini gerçekleştirecek sanayinin durumu:
Bitkisel yağ üretimini gerçekleştirecek yeni teknoloji ile kurulmuş sanayinin ülkemiz yağ ihtiyacının üzerinde bir üretim kapasitesi bulunuyor.

AYÇİÇEĞİNİN ÖNEMİ
Bilindiği gibi bitkisel yağların insanların beslenmesindeki rolü büyüktür. Türkiye’nin bitkisel yağ ihtiyacı nüfus artışına ve kişi başına tüketilen yağ oranının yükselmesine paralel olarak artıyor. Bu artış Türkiye’de diğer birçok ülkeden daha yüksek oranlarda seyrediyor. Kişi başına yüzde 12 kg yağ tüketiliyor. Bitkisel yağların yüzde 57’sini ayçiçeği yağı oluşturuyor. Bunu sırasıyla pamuk yağı yüzde 24,1, zeytinyağı yüzde 10,7, soya ve diğerleri ise yüzde 7 ‘dir.
Ayçiçeği ülkemiz insanın beslenmesinin yanında ekonomisi açısından da oldukça önemli bir yere sahiptir.
Şöyle ki;
• Tohumları yüzde 40–50 oranında yağ içermektedir.
• Bitkisel yağ üretimimizin yüzde 57’si ayçiçeğinden üretilmektedir.
• Yüzde 40–45 oranında elde edilen küspesinin içerdiği yüzde 30–40 oranındaki protein ile değerli bir yemdir. Hayvan beslemesinde kullanılmaktadır.
• Yemeklik yağ dışındaki yağlar, sabun ve boya sanayinde değerlendirilmektedir.
• Sapları yakacak olarak kullanılmaktadır.
• Sapların yakılmasından sonra oluşan kül yüzde 36–40 potasyum içermektedir. Gübre olarak kullanılmaktadır.
Ayrıca;
• Ayçiçeği tohumu çerezlik olarak da tüketilmektedir.

AYÇİÇEĞİNİN BESİN DEĞERİ
Ayçiçeği tohumu çerezlik olarak da tüketilir. Toplam ayçiçeği üretimimizin yüzde 2,6’sı çerezlik ayçiçeğidir.
• Ayçiçeği çekirdeği sağlıklıdır.
• Protein bakımından fındık türü kabuklu ürünlerden daha zengindir.
• Demir bakımından fındıktan düşük, kuru üzüm ve fıstıktan zengindir.
• Potasyum ve E vitamini bakımından zengindir.
Ayçiçeği çekirdeği önemli bir lionelik asit kaynağıdır. Lionelik asit kandaki kolesterol seviyesinin düşmesine yardımcı olmaktadır. Bu anlamda beslenmedeki değeri yüksektir.

ÜRETİM SORUNLARI
Tohumluk
Ayçiçeği tarımında en önemli sorunlardan biri Orabanş’tır. Orabanş özellikle en fazla üretim yapılan Trakya Bölgesinde yoğun zarar veriyor. Üretimi düşürüyor.
Bu amaçla;
• Orabanşa ve hastalıklara dayanıklı, melez gücü yüksek ve üstün performanslı ayçiçeği çeşitlerinin ıslahına öncelik verilmeli,
• Üniversite ve araştırma kuruluşlarınca piyasada mevcut çeşitlerin performans denemeli.
• Adaptasyon çalışmaları yaparak sonuçları üreticilerimize aktarılmalıdır.
• Tohumu üretimi ve satışı yapan firmalar denetlenmeli,
• Tohum ambalajlarının üzerinde yetiştirilmesi uygun yerler, ekim zamanı, hastalık, zararlılara karşı toleransı gibi detaylı bilgiler yer almalıdır.
Sulama
Ayçiçeği tarımı ülkemizde bazı bölgeler hariç genelde kuru koşullarda yapılmaktadır. Ayçiçeği bitkisi oluşturduğu kuvvetli ve derinlere inen kök sistemi nedeniyle kurağa nispeten dayanıklı bir bitkidir. Ancak, ayçiçeğinde su ihtiyacının en fazla olduğu dönem tablo oluşumu başlangıcıyla tanenin süt devresi olup, bu dönem su konusunda en kritik dönemdir. Bitki sulandığında yüzde 100’e yakın verim artış sağlanabilmektedir.
Bu nedenle;
• Ayçiçeğinde sulamaya yönelik teşvikler artırmalı ve bu tür uygulamalar desteklenmeli,
• Sulamada kullanılan elektrik fiyatları yüksek makul bir seviyeye getirilmelidir.
Gübreleme
Bilinçsiz ve yanlış yapılan gübreleme toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını bozmaktadır.
Bu nedenle;
• Gübreleme işlemleri toprak analizlerine göre yapılmalı,
• Bölgelerde laboratuar sayı ve nitelik bakımından yeterli, hale getirilmeli,
• Doğru gübre kullanımı konusunda gerekli eğitim ve yayım faaliyetleri yapılmalıdır.
Zirai Mücadele
• Zirai mücadele işlemleri aksatılmadan titizlikle, laboratuar analizlerine göre yapılmalıdır.
• Zirai mücadele ilaçları ile bu ilaçları üreten ve satan firmalar denetlenmelidir.
• Yurt dışında yağlık olarak ithal edilen ayçiçeği tohumlarında gerekli analizler yapılarak kalıntı içeren tohumların ülkemize girişi engellenmelidir.

Depolama
Ayçiçeği genelde alım istasyonlarında oluşturulan toprak silolarda depolanmaktadır. Ülkemizde depolama sorunu ciddi bir sorundur. Depolama tesislerinin kurulması da son derece yüksek bir maliyet gerekmektedir. Bu nedenle depolama sorununu kamunun çözmesi gerekmektedir. Ürün kayıplarını önlemek açısından uygun muhafaza depolarının kurulması ve bu konuda birlik ve kooperatiflerin yine kamu tarafından teşvik edilmesi gereklidir.
Araştırma, Eğitim ve Yayım Faaliyetleri
Ayçiçeği üretiminde yayım ve eğitim faaliyetlerini başta Tarımsal Araştırma Enstitüleri olmak üzere, Tarım İl Müdürlükleri ve Ziraat Fakülteleri yürütmektedir.
Ülkemizde Trakya TAE ile Ege TAE ayçiçeği konusunda çalışan ve araştırmalar yürüten iki enstitümüzdür. Araştırma ve yayım konusunda yeterli alt yapı vardır. Ama yetişmiş eleman eksikliği vardır. AR-GE faaliyetlerine yeterli kaynakta da aktarılmıyor. Bütün bu nedenlerle araştırma, yayım ve eğitim faaliyetlerinde yetersiz kalınıyor. Bunların dışında kurumlar arasında koordine yoktur.

Pazarlama
Ayçiçeği tohumluğunun alımının büyük oranda-yarısına yakını- TRAKYABİRLİK, az miktarda da KARADENİZBİRLİK gibi çiftçi birlikleri, özel yağ fabrikaları ve tüccarlar tarafından yapılmaktadır.
Ülkemizde üretimi tehdit eden faktörler:
• Yurt dışında düşük fiyatla hammadde girişi,
• Yurt dışından yapılacak olan bitkisel yağ, yağlı tohum ve küspe ithalatına hasat ve alım mevsiminde (Ağustos-Kasım) izin verilmesi,
• Üreticilere ürün bedellerinin peşin ödenmemesidir.

Destekleme politikası
Ülkemizde;
• Ayçiçeği üreticisinin korunması,
• Yemeklik bitkisel yağ fiyatlarında devamlılığın sağlanması,
• Yağ açığının kapatılabilmesi,
• Ve üretimin özendirilmesi gibi amaçlarla 1969/70 üretim döneminde bu yana devlet adına satın alınmış.1994 yılında ekonomik istikrar tedbirleri çerçevesinde ayçiçeği destekleme alımından çıkarılmış. Bu tarihten sonra 1999 yılında ayçiçeğine prim uygulamasına başlanmıştır. 1999’da kilogram başına 5 Cent, 2000 yılında 6 Cent, destekleme pirimi kararlaştırılmış. 2001 yılında destekleme pirimi TL olarak açıklanmış; üreticilere kg başına 75.000 TL ödenmiş. 2002 yılında ise kg başına 85.000 TL pirim verilmiştir. Ayçiçeğinde uygulanan pirimler diğer ülkelere kıyasla düşüktür, yetersiz kalmaktadır, göstermeliktir. Ayrıca pirim oranı üretim sezonunun başında ilan edilmeli ve zamanında ödenmelidir.
İhracat
Ayçiçeği ihracatımız yok denecek kadar azdır. FAO, İGEME 2002 verilerine göre; 2.199 (Mt) ayçiçeği tohumu, 41.141 (Mt) ayçiçeği yağı ihracatı olmuştur.

İthalat
Ayçiçeği üretimimiz ülke ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Üretim açığı ithalat yapılarak karşılanmaktadır. İthalatımız daha çok ayçiçeği tohumu ve ham yağ ithalatı şeklinde yapılmaktadır.
FAO, İGEME 2002 verilerine göre;
• 129.108 (Mt) Ayçiçeği tohumuna 42.008 bin dolar,
• 91.465 (Mt) ayçiçeği yağına 51.208 bin dolar ödenerek dışarıdan satın alınmıştır.
• 129 milyon tonluk ayçiçeği tohumu ithalatımızın (2002 yılı itibarıyla);
• Yüzde 32,9 Bulgaristan,
• Yüzde 16,3’ü Uruguay,
• Yüzde 12,2’si de Romanya’dan yapılmıştır.
Fiyat politikaları
Son yıllarda ayçiçeği alım fiyatları maliyetlerin altında belirlenmekte, bu da ayçiçeği üreticilerini üretimden soğutmaktadır.

Açıklanan alım fiyatları üretim girdilerinin artışının gerisinde kalmış, uygulanan bu yanlış politikalar nedeniyle ayçiçeği üreticileri her geçen gün yoksullaşmaktadır.

Oysa ülkemizde üretilen ayçiçeği yağı kalitelidir. Ama;
• İç piyasadan temin edilen tohum fiyatlarının, dünya piyasalarına göre yüksektir.
• Bu nedenle yağ fiyatları da yüksek olmakta ve uluslar arası piyasalarda rekabeti olumsuz yönde etkilemektedir.
Ayrıca diğer ülkelerde;
• Üreticilerin ülkemizdeki üreticilere göre daha fazla desteklenmesi,
• Verimin yüksek oluşu ve üretim maliyetlerinin daha az olması nedeniyle ülkemiz üreticileri dünya piyasalarında haksız bir rekabetle karşı karşıyadır.
Ayçiçeği-buğday paritesi (değer eşitliği) 2’nin altına düştüğünde ayçiçeği üreticileri ayçiçeği üretiminden caymaktadır. Bu nedenle fiyatlar açıklanırken bu orana dikkat etmek gerekiyor.

ÖNERİLER
• Hükümet, IMF ve Dünya Bankası ile AB Ortak Tarım Politikalarının (OTP) tarım kesimine yönelik dayatmalarını uygulamaktan vazgeçmelidir.
• Ülkemiz, ekolojik olarak ayçiçeği üretimine uygun ülkelerden birisidir. Ancak, takip edilen kökü dışarıda politikalar nedeniyle artan ölçüde ithalat yapmak zorunda kalınıyor. Yağlı tohum üretimini geliştirmek için hem üretimde kullanılan girdiler ucuz hem de taban fiyatları yüksek tutulmalı, tarımsal destekler devam etmelidir.
• Üreticiler; ihtiyaçları olan üretim girdilerinin ucuz temini için demokratik yönetimler kavuşturulmuş üretici birliklerine sahip olmalıdır.
• Istranca suları ve yeraltı suları ile desteklenen sağlıklı sulama imkânları devlet tarafından sağlanmalıdır. Suları kirleten ve kullanılamaz hale getiren sanayi işletmelerine yönelik yasal yaptırımlar ağırlaştırılmalı ve uygulanmalı. Suların çevrelerindeki faaliyetler demokratik örgütlerin ve yurttaşların da katılımı denetlenmelidir.
• Hastalık ve Zaralılara karşı korunmak ve toprağın tek yönlü kullanılmasını için münavebe uygulanmalıdır.
• Köylerde bulunan kamuya ait arazilerde öğrenmeyi hızlandırıcı ve yeniliği kabul ettirme amaçlı, ayçiçeği ve buğday arasına üçüncü bitkiyi yerleştirmek amacıyla örnek proje uygulanmalı. Çiftçi eğitimi için kaynaklar kamu tarafından sağlanmalıdır.
• Ayçiçeğinde yüzde 98 hibrit çeşitler tohum olarak kullanılmaktadır. Bu gün hibrit tohumun 1kilosu 30 kg ayçiçeği satılarak alınıyor. Üstelik tohumların bazılarında verim düşüklüğü bulunuyor. Tohumlar ekolojik koşullara ve bölgelere uygun olarak üretilmeli ve çiftçinin alabileceği düzeye getirilmelidir. Bunun için ekim öncesi kredi imkânları sağlanmalıdır.
• Ayçiçeği üretiminde çalışan kadınların büyük bölümü sosyal güvenceden yoksun ve hiçbir ücret almadan çalışıyor. kafdınlar sosyal güvenceye kavuşturulmalıdır.
• Tarımsal kredi faizleri düşük tutulmalıdır.
• Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikler (TSKB) yönetimlerinin demokratikleştirilmesi için yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
• Ayçiçeği üreticilerini sanayici ve tüccara karşı koruyacak aynı zamanda kendi birlik yönetimlerini denetleme olanağına da kavuşturacak ve toplu pazarlık yapabilecek örgütlenmeler geliştirilmelidir.
• Fiyatlar belirlenirken ayçiçeği-buğday değer eşitliğinin/paritesinin 2’nin altına düşmeyecek şekilde fiyatlar belirlenmeli. Prim ile destek arttırılarak sürdürülmelidir. Maliyetlerin altında fiyat belirlenmemelidir.
• Ayçiçeğinde verimi etkileyen en önemli faktörlerden birisi sulamadır. Özellikle ayçiçeğinde su ihtiyacının en fazla olduğu dönem tabla oluşumu başlangıcıyla tanenin süt gibi olduğu devredir. Bu amaçla sulamaya yönelik teşvikler arttırılmalı. Bu tür uygulamalar desteklenmelidir. Sulamada kullanılan elektrik fiyatları düşük tutulmalıdır.
• Tarım Ürün sigortaları kanunun hala çıkmış değildir. 5254 sayılı kanunda yürürlükten kaldırılmıştır. 2090 sayılı kanunun da işlerliği yoktur. Ayçiçeğinde kuraklıktan doğan gelir kayıplarını telafi edecek bir mekanizma bulunmalıdır. Bu amaçla Tarım Ürün Sigortası Kanunu bir an önce çıkarılmalıdır.
• Tohumlarda gerekli performans analizleri ve demonstrasyonlar yapılmadan piyasaya sürülmektedir. Bu da üretimi ve verimi olumsuz etkilemektedir. Yabancı ot, hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesine ağırlık verilmeli ve geliştirilen çeşitlerin performans denemeleri ve adaptasyon çalışmaları yapılarak sonuçları üreticilerimize aktarılmalıdır.
• DTÖ çerçevesinde yağlı tohumlar ve bunların ürünlerinin ithalatında uygulanan gümrük vergilerinin üst sınırları bellidir. Bu sınırlar, dış piyasa fiyatları ile üreticimizin rekabet edebilmesi için yeteri kadar yüksek değildir. Bu nedenle özellikle üreticinin ürün pazarlama döneminde (hasat ve sonrası) tarife dışı engellerle ithalat kesinlikle önlenmelidir.
• Ayçiçeği üreticilerinin ekonomik örgütlerinden olan TRAKYABİRLİK ve KARADENİZBİRLİK IMF politikaları etkisi ile oluşturulan politikalara paralel olarak finansman güçlüğü içine girmişlerdir. Bu durum TSKB’nin pazarda ve fiyat oluşumunda denge görevini yerine getirmelerini engellemektedir.
Bu talepleri gerçekleştirmek için güçlü olmak, mücadele etmek ve örgütlenmek gerekiyor. Ancak o zaman ayçiçeği sektörü için gerçek anlamda reform yapılabilecek, üreticiler ve çalışanlar üretimden pazarlamaya kadar olan zincirde söz ve karar sahibi olabilecektir.
[1] Rakamlar: FAO’dan[2] Rakamlar: Ali Ekber Yıldırım- Bitkisel Yağ Sektörü Dosyası- Ekonomik Forum[3] Kaynak: DİE (2001)

Abdullah Aysu Nis 24th 2007 01:44 pm Makale Arşivi 4 Yorum Trackback URI Comments RSS

4 yorum “AYÇİÇEĞİ-BİTKİSEL YAĞ”

  1. haydar polaton 03 May 2007 at 10:31 am yoruma bağlantı

    saygıdeğer Abdullah abi hata yapmış
    85 milyon ton rakamı yazı içeriğinde doğrulanmıyor
    selamlar

  2. vedaton 05 Mar 2008 at 11:15 am yoruma bağlantı

    ithalatı hakkında bilgi edinmek istiyorum.

  3. kamuran sayanon 24 Mar 2008 at 4:25 pm yoruma bağlantı

    ayçiçek tohumu ithalatı hakkında bilgi edinmek isiyorum.iyi çalışmalar.

  4. orçunon 13 Nis 2008 at 6:43 pm yoruma bağlantı

    Ayçiçeğinin pazarlanması hakkında sunum yapacağız, gerekli olduğunu düşündüğüm bilgilere sizin sitenizde rastladım….Bilgi veren bu tür sitelere artık ulaşmak çok zor. Umarım hep böyle devam eder….TEŞEKKÜR EDERİM…iYİ ÇALIŞMALAR….

Bir yorumda bulunun

*
Amaç dışı kullanımı önlemek için resimde yazılı olan yazıyı soldaki kutuya tekrar yazınız. yazılı sözcüğü görmüyorsanız dinlemek için tıklayınız.
Click to hear an audio file of the anti-spam word