<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Toprak Onur Yaşam &#187; Çeviriler</title>
	<atom:link href="http://www.karasaban.net/category/ceviriler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.karasaban.net</link>
	<description>Toprak Onur Yaşam</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2010 10:37:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Avrupa&#8217;da gıda egemenliği için ilk adım</title>
		<link>http://www.karasaban.net/avrupada-gida-egemenligi-icin-ilk-adim/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/avrupada-gida-egemenligi-icin-ilk-adim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 09:00:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçi-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[gıda egemenliği]]></category>
		<category><![CDATA[la via campesina avrupa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=6476</guid>
		<description><![CDATA[Çiftçi-Sen&#8217;in ve La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu&#8217;nun da içinde bulunduğu bir çok Avrupa ülkesinden sivil toplum örgütleri &#8220;sağlıklı, sürdürülebilir, adil ve karşılıklı destekleyici bir Ortak Tarım Politikası&#8221; talebiyle bir deklerasyon yayınladı. &#8220;Avrupa Gıda Deklerasyonu&#8221; adı verilen metinde &#8220;Bu deklarasyon, Avrupa’da -AB politika ve pratikleri dahil olmak üzere- gıda egemenliğine doğru bir değişim için geniş bir [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/avrupa-gida-deklarasyonu-ali-ekber-yildirim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Avrupa Gıda Deklarasyonu /Ali Ekber YILDIRIM'>Avrupa Gıda Deklarasyonu /Ali Ekber YILDIRIM</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/la-via-campesina-avrupa-koordinasyonugida-egemenliginin-taninma-zamani-geldi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu:&#8221;Gıda egemenliğinin tanınma zamanı geldi&#8221;'>La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu:&#8221;Gıda egemenliğinin tanınma zamanı geldi&#8221;</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/tarim-politikalarina-sivil-deklarasyon/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Tarım Politikalarına Sivil Deklarasyon'>Tarım Politikalarına Sivil Deklarasyon</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox" class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/ab_bayragi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6478" title="ab_bayragi" src="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/ab_bayragi-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" /></a>Çiftçi-Sen&#8217;in ve La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu&#8217;nun da içinde bulunduğu bir çok Avrupa ülkesinden sivil toplum örgütleri &#8220;sağlıklı, sürdürülebilir, adil ve karşılıklı destekleyici bir Ortak Tarım Politikası&#8221; talebiyle bir deklerasyon yayınladı. &#8220;Avrupa Gıda Deklerasyonu&#8221; adı verilen metinde &#8220;Bu deklarasyon, Avrupa’da -AB politika ve pratikleri dahil olmak üzere- gıda egemenliğine doğru bir değişim için geniş bir hareket yaratma çabalarımızın ilk adımıdır.&#8221; ifadelerine yer verildi. Deklerasyon ilk elde 9 büyük sivil toplum örgütü tarafından imzalandı. Metinden AB&#8217;nin &#8220;Ortak Tarım Politikası&#8221;na karşı vurgu dikkat çekti.</p>
<p>Metin aynen şöyle:</p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">BASIN AÇIKLAMASI, 16 Mart  2010</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Avrupa sivil toplumu “Avrupa  Gıda Deklarasyonu”nu açıklıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><strong>Sağlıklı, sürdürülebilir,  adil ve karşılıklı destekleyici bir Ortak Tarım Politikası’na  Doğru:</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Brüksel, 16 Mart 2010 –  Avrupa Parlamentosu’nun, Avrupa’nın tarım politikalarını  tartışacağı oturumundan hemen önce, Avrupa’daki tarımın ve  gıdanın geleceğiyle yakından ilgilenen birçok Avrupalı, ulusal  ve yerel sivil toplum örgütünün oluşturduğu geniş bir ittifak,  Avrupalı vatandaşları ve yetkilileri Ortak Tarım Politikası’nı  (OTP) yeniden şekillendirmek üzere harekete geçirmek için “Avrupa  Gıda Deklarasyonu”nu açıklıyor [1]. </span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Yarın, Avrupa Parlamentosu  Tarım Komitesi’nin oturumunda OTP’nin 2013 yılından sonraki geleceği  tartışılacak. Şu ana kadar 24 ülkeden yaklaşık 200 örgüt deklarasyonu  imzaladı ve sadece AB karar alıcılarını değil aynı zamanda kendi  ülkelerinizdeki karar alıcıları da etkileyecek güçlü bir mesaja  ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Deklarasyon, şu anki sistemin tamamen  gözden geçirilmesi için çağrıda bulunuyor ve Ortak Tarım ve Gıda  Politikası’nın önümüzdeki yıllardaki politika amaçlarının  neler olması gerektiğini belirtiyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Son 48 senedir OTP, çok büyük  ölçüde fosil yakıta ve doğal kaynakların sürdürülemez şekilde  tüketilmesine dayalı sanayileşmiş gıda sistemine yol açmakta<strong> </strong> ve aynı zamanda iklim emisyonlarına ve biyoçeşitliliğin kaybolmasına  katkıda bulunmakta. OTP ayrıca Avrupa’da sağlıksız beslenmeye  yol açtı ve gelişmekte olan ülkelerin gıda sistemlerine zarar vermeye  devam ediyor. Yeni OTP, adil, kapsayıcı, şeffaf ve sürdürülebilir  bir gıda sisteminin gelişmesine katkıda bulunarak Avrupa’nın yaşadığı  sorunlara cevap sağlamalıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Deklarasyon diyor ki:</span><span style="font-family: Arial; font-size: small;"> </span><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">“Avrupa   Birliği, halkların gıda arzında sürdürülebilir aile tarımının  çok önemli rolünü tanımalı ve desteklemelidir. Bütün insanların,  sağlıklı, güvenli ve besleyici gıdaya ulaşımı olmalıdır. Gıdayı  yetiştirme, dağıtma, hazırlama ve yeme şekillerimiz Avrupa’nın  kültürel çeşitliliğini eşit ve sürdürülebilir bir geçim sağlayarak  kutlamalıdır.”</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Sürdürülebilir aile tarımı  hem istihdam sağlar hem de daha kapsayıcı kırsal topluluklara  katkı sağlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">On yıllardır, gıda ve tarım  politikalarının belirlenmesinde ulusötesi şirketlerin ve Dünya  Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) hâkimiyeti devam ediyor. Bu deklarasyon,  Avrupa’daki halkı tarım ve gıda politikalarına yeniden sahip çıkmaya  çağırıyor. Yeni Ortak Tarım ve Gıda Politikası’nın, vatandaşların  kendi üretim, dağıtım ve tüketim modellerini belirleme ve değerli  doğal kaynakları daha etkili şekilde idare etme ve biyoçeşitliliği  garanti etme hakları ve gücünü korumasını ve garanti altına almasını  talep ediyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Bu deklarasyon, Avrupa’da  -AB politika ve pratikleri dahil olmak üzere gıda egemenliğine doğru  bir değişim için geniş bir hareket yaratma çabalarımızın ilk  adımıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">Koalisyon diyor ki : “<em>Gıdanın   ve tarımın geleceği ile yakından ilgilenen,  önem veren örgüt, grup ve bireyleri bu deklarasyonu internet  üzerinden </em></span><a href="http://www.europeanfooddeclaration.org/" target="_blank"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff; font-size: small;"><em><span style="text-decoration: underline;">www.europeanfooddeclaration.org</span></em></span></a><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><em> sitesinden imzalamaya ve bunu,  nasıl bir gıda ve tarım politikasına ihtiyacımız olduğuna dair  tartışmaları başlatmak için bir araç olarak kullanmaya davet ediyoruz.</em> ”</span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">[1] Avrupa ülkelerden ilk  187 imzanın listesi için bakınız:</span><span style="font-family: Arial; font-size: small;"> </span><a href="http://www.europeanfooddeclaration.org/who-are-we" target="_blank"><span style="font-family: Times New Roman; color: #0000ff; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">www.europeanfooddeclaration.org/who-are-we</span></span></a></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/avrupa-gida-deklarasyonu-ali-ekber-yildirim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Avrupa Gıda Deklarasyonu /Ali Ekber YILDIRIM'>Avrupa Gıda Deklarasyonu /Ali Ekber YILDIRIM</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/la-via-campesina-avrupa-koordinasyonugida-egemenliginin-taninma-zamani-geldi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu:&#8221;Gıda egemenliğinin tanınma zamanı geldi&#8221;'>La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu:&#8221;Gıda egemenliğinin tanınma zamanı geldi&#8221;</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/tarim-politikalarina-sivil-deklarasyon/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Tarım Politikalarına Sivil Deklarasyon'>Tarım Politikalarına Sivil Deklarasyon</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/avrupada-gida-egemenligi-icin-ilk-adim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FDA Çeviri</title>
		<link>http://www.karasaban.net/fda-ceviri/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/fda-ceviri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 09:58:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[FDA Çeviri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=6392</guid>
		<description><![CDATA[Kaynak    : http://www.fda.gov &#8211; http://www.accessdata.fda.gov/scripts/email/TobaccoProducts/flavoredCigarettes.cfm
Çeviren    :    Cengiz Şahin  &#8211; 13. Dönem Tütün Eksperi / SAMSUN
FDA  ( U.S. Food  and Drug  Administration – Birleşik  Devletler Gıda ve İlaç Dairesi ) Sağlığınızı  korur  ve  geliştirir . 
Tobacco Product : Tütün [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/tekelin-satisina-rekabet-kurulundan-onay/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Tekel&#8217;in satışına Rekabet Kurulu&#8217;ndan onay'>Tekel&#8217;in satışına Rekabet Kurulu&#8217;ndan onay</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/via-campesina-ofislerine-saldiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Via Campesina Ofislerine Saldırı'>Via Campesina Ofislerine Saldırı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } 		A:link { color: #0000ff } --><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Kaynak    :</strong></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span><span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.fda.gov/"><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>http://www.fda.gov</strong></span></span></a></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> &#8211; </span></span><span style="color: #0000ff;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.accessdata.fda.gov/scripts/email/TobaccoProducts/flavoredCigarettes.cfm"><strong>http://www.accessdata.fda.gov/scripts/email/TobaccoProducts/flavoredCigarettes.cfm</strong></a></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Çeviren    :    Cengiz Şahin  &#8211; 13. Dönem Tütün Eksperi / SAMSUN</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #339966;"><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><strong>FDA  ( U.S. Food  and Drug  Administration – Birleşik  Devletler Gıda ve İlaç Dairesi )</strong></span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><strong> </strong></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Sağlığınızı  korur  ve  geliştirir . </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Tobacco Product</strong></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> : Tütün Ürünleri </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Consumer Resources</strong></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> : Tüketici  Kaynakları ( çözüm yolları ) </span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Report 	Flavored Tobacco</strong></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> : Katkılı ( soslu ) tütünü ihbar et </span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Information Regarding Cigarettes with Characterizing Flavors Form 3734 &#8211; </strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Tanımlanmış soslarla nitelik kazandırılmış  sigaralar  hakkında  bilgi ( şikayet – ihbar )  formu  3734 </strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Form Onay No: OMB No. 0910 – 0647  Geçerlilik Süresi : 31 Mart 2010</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">En alttaki  OMB açıklamasını  okuyun .</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bizimle  bağlantı kurmaya  zaman ayırdığınız  için  teşekkür  ederiz . Sağladığınız  bilgiler  , FDA’nın  çocukları ve  gençleri  sigaraya  başlamaktan  alıkoymasına ( engel olmasına )   ve  sigara  ile ilgili   hastalıklardan   zarar   gören   veya   ölen   insanların  sayısını  azaltmak  için   FDA’ya  yardımcı  olabilir . </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">22 Eylül  2009  dan  itibaren , Aileyi Sigaradan  Koruma  ve  Tütün Kontrolü Yasası   tadil edilerek (  değiştirilerek  )  Ulusal  Gıda , İlaç  ve  Kozmetik Yasasına   göre , belirgin (mutlak ) bir şekilde  nitelik sağlayıcı sos ( katkı ) içeren  sigaralar , bunların  filtreleri ve  kağıtları gibi  bileşenleri  , hileli ( sağlığa zararlı ) kabul  edilmiştir . Bu  demektir ki ; şifalı  bitkiler , tat ve lezzet  veren  maddeler  veya  meyve sosları , tarçın , vanilya , çikolata , karanfil  ,  çilek , üzüm   veya  kiraz gibi , her  türlü  tanımlanmış  sos  ( katkı  maddesi ) içeren sigaraların  üretilmesi , dağıtımının  yapılması , satılması  veya   Birleşik  Devletlere   ithal    edilmesi </span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;">yasal   değildir .</span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Sigara  içmek, Birleşik Devletler’deki  engellenebilir  ölüm sebeplerinden  en  önemlisidir.  Sigaradan   kaynaklanan  hastalık   ve  ölümleri   azaltmanın  önemli bir yolu , çocukların  ve  gençlerin </span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;">sigaraya başlamalarına</span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> engel olmaktır . Kongre ( ulusal meclis ) , kullanılan  sosların ( katkı  maddelerinin ) sigaraları  gençler  için  daha çekici yaptığını  ve  daha  sık  kanserojen ve diğer  toksik ( zehirli ) bileşenlere  maruz  bıraktığını  beyan etmiştir         ( kabul etmiştir ) . Belirgin ( mutlak )  bir şekilde nitelik sağlayıcı soslar (katkı maddeleri) içeren  sigaraların  pazardan kaldırılması , tütün  ürünlerinin  sebep olduğu  hastalık  ve  ölümlerden   kaynaklanan  FDA’nın   yükünü  azaltmak  için  önemli  bir adımdır . </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Description Of  product ( ürünün tanımı ) :</strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Type  ( çeşit ,cins , numune ) :  sigara ,filtre veya kağıt </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Brand ( marka &#8211; ürünün ticari ismi ) : Camel , Marlboro , Kent … vs.</span></span><span style="color: #ff0000;"><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Characterizing flavor ( nitelik sağlayıcı soslar ) : meyve sosları , vs. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Package  description (  paketin tanımı ) : paket , 10 luk  paket , kutu vs.. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Description  of  Purchase</strong></span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>( satın  alma şekli ) :</strong></span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Ürünü  satın  aldınız mı ? </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">0 &#8211; evet        0 &#8211; hayır </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Eğer cevabınız  evet   ise  paket  üzerinde  bulunan  lot  numarasını   yazın .</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Ürün  bir dükkanda ( mağazada )  veya  internette  mi  ? </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">0 – dükkanda (mağazada )        0 – İnternette </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Şayet  paketleri  , ilanları , veya  etiketleri   bize  göndermek  isterseniz lütfen onları   FDA’nın  adresine gönderin ;  Center  for  Tobacco  Products  , 9200   Corporate  Blvd , ockville  MD, 20850 – 3229 </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Store   İnformation ( mağaza ,dükkan bilgisi ) : </strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Mağaza  veya  perakendecinin  ismi </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Mağaza veya Perakendecinin adresi (eğer tam adresi bilmiyorsanız,cadde-köşe yeterli)</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Ürünün  mağazadaki   yeri : &#8211; kasanın  önünde</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">- kasanın  arkasında</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">- teşhir vitrininde </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">- satış makinesinde</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Bu  ürünü ne  zaman  gördünüz  veya  satın aldınız ? </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>İnternet  İnformation ( internet bilgileri ) :</strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* İnternet  sitesinin adresi nedir ? </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* İnternet  sitesi kime aittir ? ( şayet  biliniyorsa  )</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Ürünü internet  sitesinde  ne  zaman   gördünüz ?</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>May we contact you  if  we need additional information (OPTIONAL) ? If yes         &#8211; Şayet  ilave   bilgiye  ihtiyaç duyarsak  sizinle    bağlantı kurabilir miyiz ?           (bu seçenek  isteğe bağlı )  Eğer  cevabınız  evet  ise  ; </strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* İsim </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Bağlı bulunduğunuz  sosyal  gurup ( şirket , okul veya gurup ) </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Açık  adres </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* Telefon </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">* e-mail  adresi </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Enter your e-mail address to receive a receipt of delivery (OPTIONAL) &#8211; </strong></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Bu  mail  bize  ulaştığında “ mail ulaştı “  yazısını  alabilmeniz  için  mail   adresinizi  yazın ( bu  seçenek isteğe bağlıdır ) </strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bize  paket , ilan veya  etiketler gibi  her hangi bir şey  göndermek isterseniz  lütfen  onları Center  for  Tobacco  Products ,9200 Corporate Blvd , Rockville , MD 20850 –3229  adresine gönderin .</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Enter your comments  here  &#8211;  Buraya   yorumlarınızı   yazınız </strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;">Sent  comments – yorumlarınızı  gönderin</span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><span style="text-decoration: underline;">clear form  &#8211; formu yenileyin</span></span></span><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>FDA  Güvenlik  Politikası : </strong></span></span></p>
<p>………………………<span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Son  Güncelleme  Tarihi :  22 Eylül 2009 </span></span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/tekelin-satisina-rekabet-kurulundan-onay/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Tekel&#8217;in satışına Rekabet Kurulu&#8217;ndan onay'>Tekel&#8217;in satışına Rekabet Kurulu&#8217;ndan onay</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/via-campesina-ofislerine-saldiri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Via Campesina Ofislerine Saldırı'>Via Campesina Ofislerine Saldırı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/fda-ceviri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kopenhag&#8217;dan son görüntüler</title>
		<link>http://www.karasaban.net/kopenhagdan-son-goruntuler/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/kopenhagdan-son-goruntuler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 11:21:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[via campesina]]></category>
		<category><![CDATA[zirve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=2970</guid>
		<description><![CDATA[Ekin Kurtiç-Görüntülerde Bella Merkezi denilen binada yapılan resmi toplantılara katılmak için gerekli kaydı bulunan örgüt temsilcileri, kayıtları olmasına rağmen içeri alınmıyorlar. Bu esnada Avrupa Parlamentosu üyesi ve Via Campesina üyesi olan Jose Bove, güvenlik görevlileriyle tartışıyor ve araya girmeye çalışıyor, halkın temsilcileri olan örgütlerden insanların içeri alınması için.
İçeride resmi görüşmeler devam ederken dışarıda &#8220;Halk Meclisi&#8221; (Peoples Assembly) [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/fiyasko-ve-umut-kopenhag-zirvesinden-geriye-kalan-nestefo-benlisoy/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fiyasko ve Umut: Kopenhag Zirvesi&#8217;nden Geriye Kalan Ne?/Stefo Benlisoy'>Fiyasko ve Umut: Kopenhag Zirvesi&#8217;nden Geriye Kalan Ne?/Stefo Benlisoy</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/iklimi-degil-gida-sistemini-degistirin/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İklimi değil, gıda sistemini değiştirin!'>İklimi değil, gıda sistemini değiştirin!</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/dunya-ciftcileri-kopenhag%e2%80%99da/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünya  çiftçileri Kopenhag’da'>Dünya  çiftçileri Kopenhag’da</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Ekin Kurtiç</strong>-Görüntülerde Bella Merkezi denilen binada yapılan resmi toplantılara katılmak için gerekli kaydı bulunan örgüt temsilcileri, kayıtları olmasına rağmen içeri alınmıyorlar. Bu esnada Avrupa Parlamentosu üyesi ve Via Campesina üyesi olan Jose Bove, güvenlik görevlileriyle tartışıyor ve araya girmeye çalışıyor, halkın temsilcileri olan örgütlerden insanların içeri alınması için.</div>
<div>İçeride resmi görüşmeler devam ederken dışarıda &#8220;Halk Meclisi&#8221; (Peoples Assembly) düzenleniyor. Ve polis bu meclise katılmak üzere toplanan ve yürüyen protestocuların bazılarını köprü üzerinden durduruyor ve oradan geçemeyeceklerini söylüyor. Göstericiler barışçıl bir şekilde orada durur ve yollarına devam etmek için ısrar ederlerken polisin şiddet müdahelesi başlıyor. Birleşmiş Milletler İklim Müzakereleri bugün sona erdi.</div>
<div>[See post to watch Flash video]</div>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/fiyasko-ve-umut-kopenhag-zirvesinden-geriye-kalan-nestefo-benlisoy/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fiyasko ve Umut: Kopenhag Zirvesi&#8217;nden Geriye Kalan Ne?/Stefo Benlisoy'>Fiyasko ve Umut: Kopenhag Zirvesi&#8217;nden Geriye Kalan Ne?/Stefo Benlisoy</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/iklimi-degil-gida-sistemini-degistirin/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İklimi değil, gıda sistemini değiştirin!'>İklimi değil, gıda sistemini değiştirin!</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/dunya-ciftcileri-kopenhag%e2%80%99da/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünya  çiftçileri Kopenhag’da'>Dünya  çiftçileri Kopenhag’da</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/kopenhagdan-son-goruntuler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İklimi değil, gıda sistemini değiştirin!</title>
		<link>http://www.karasaban.net/iklimi-degil-gida-sistemini-degistirin/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/iklimi-degil-gida-sistemini-degistirin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 09:46:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[iklim zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[via campesina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=2894</guid>
		<description><![CDATA[ 
La Via Campesina Basın Duyurusu 
Çeviren Ekin Kurtiç
Via Campesina Kopenhag&#8217;da yapılacak olan  uluslararası iklim eylemine katılıyor. Mevcut tarım sisteminin küresel ısınmanın nedenlerinden birisi olduğuna dikkat çeken Via Campesina insanlığı endüstriyel tarımdan vazgeçmeye çağırdı. Basın açıklaması şöyle::

Köylü  hareketleri Kopenhag’da
(Brüksel, 2 Aralık 2009) Endüstriyel tarım, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Anlaşması’nın(UNFCCC)  hücresinin iskeletini oluşturuyor. Üretimi, işlemeyi [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/iklimi-degil-sistemi-degistirin/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İklimi değil sistemi değiştirin'>İklimi değil sistemi değiştirin</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/dunya-ciftcileri-kopenhag%e2%80%99da/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünya  çiftçileri Kopenhag’da'>Dünya  çiftçileri Kopenhag’da</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/bmi-durdurun-yoldan-cikiyor/' rel='bookmark' title='Permanent Link: BM&#8217;İ DURDURUN!&#8230; YOLDAN ÇIKIYOR!'>BM&#8217;İ DURDURUN!&#8230; YOLDAN ÇIKIYOR!</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><a rel="lightbox" href="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/laviacampesinalogo.jpg"><img class="alignleft alignnone size-medium wp-image-2532" style="margin: 5px; float: left;" title="laviacampesinalogo" src="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/laviacampesinalogo.jpg" alt="" width="212" height="112" /></a><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></p></blockquote>
<p><strong><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">La Via Campesina </span><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Basın Duyurusu </span></strong></p>
<p><strong>Çeviren Ekin Kurtiç</strong></p>
<p>Via Campesina Kopenhag&#8217;da yapılacak olan  uluslararası iklim eylemine katılıyor. Mevcut tarım sisteminin küresel ısınmanın nedenlerinden birisi olduğuna dikkat çeken Via Campesina insanlığı endüstriyel tarımdan vazgeçmeye çağırdı. Basın açıklaması şöyle::<span id="more-2894"></span></p>
<blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"><strong>Köylü  hareketleri Kopenhag’da</strong></span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">(Brüksel, 2 Aralık 2009) Endüstriyel tarım, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Anlaşması’nın(UNFCCC)  hücresinin iskeletini </span><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">oluşturuyor. Üretimi, işlemeyi ve nakliyeyi de göz önüne aldığımızda, tüm gıda zinciri bütün küresel sera gazı emisyonlarının yarısına yakınından sorumlu olabilir (1). Fakat müzakereciler, günümüz gıda ve tarım sisteminin etkilerini ve gıda politikalarımızı radikal olarak değiştirmemiz gerektiğini tanımaya hazır gibi görünmüyorlar. </span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Dünyanın her tarafından yüz milyonlarca küçük çiftçiyi bir araya getiren Uluslararası Çiftçi Hareketi La Via Campesina , sürdürülebilir küçük aile tarımının günümüzde yaşanan krizden çıkış yolu olduğunu savunmak için Kopenhag’ta olacak.</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Şimdi, gıda üretiminin yeniden yerelleşmesi, fosil yakıt tüketen şirket tarımına son verilmesi, toprakların köylülere verilmesi ve gıda egemenliğinin uygulanmasının zamanıdır. Böyle bir hareket, şu anki küresel emisyonu  ½ ile 2/3 civarında azaltabilir. Şu anda UNFCCC’de tartışılan ve şirket tarımına yönelik sunulan karbon ticareti ve teknik çözümler gibi yanlış çözüm önerilerinin tam tersine, tüketimde de gerçekleşecek bir azalmayla beraber böyle bir çözüm, etkili bir sera gazı emisyonu azalmasına neden olur. </span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Dünya tarımında böyle bir dönüşüm, iklim krizinin çözümüne büyük bir katkıda bulunmasının yanı  sıra, herkes için sağlıklı gıda ve milyonlarca kadın ve erkek için geçim kaynağı sağlar. </span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Afrika, Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarından Via Campesina üyesi kadın ve erkek yaklaşık 100 çiftçi, 10-18 Aralık tarihleri arasında Kopenhag’ta birçok sosyal hareketle beraber, gösterilere, tartışmalara ve protestolara katılacak. </span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Via Campesina’dan basının dikkatine:</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">10 Aralık: Gammeltorv-Nytorv’da (şehir merkezi), iklim değişikliği, karbon ticareti, toprak tahliyeleri, REDD uygulamaları (Ormansızlaşma ve Kirlenmeden Ortaya Çıkan Emisyonları Azaltma), iklim değişikliğine adapte olan genetiği değiştirilmiş tohumlar ve diğer yanlış çözümlerin kurbanı olmuş olan köylülerle dayanışma için mum ışığı nöbeti</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">11 Aralık: İklim forumunda 12:00-12:300  arasında basın konferansı: “Daha soğuk bir dünya için çiftçi  mücadeleleri”</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">13 Aralık. Axelborg binasının  önünde saat 12:00’de eylem ve sokakta basın toplantı: “Endüstriyel tarım dünyayı haşlıyor/kızartıyor”</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> 15 Aralık: Bella Center’da saat  09:00’da basın açıklaması: “Tarım ve İklim: küçük  aile tarımının çözümleri” </span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">15 Aralık: Havne Parken’da 12:00  da başlayan kitle gösterisi “İklimi değil, gıda sistemini değiştirin!”</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">(Eylemlerin yerleri daha sonra duyurulacak)</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Çiftçi liderleriyle ropörtaj ve  bilgi almak için:</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Boaventura Monjane: <a href="mailto:boa.monjane@gmail.com" target="_blank">boa.monjane@gmail.com</a></span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Isabelle Delforge: <a href="mailto:idelforge@viacampesina.org" target="_blank">idelforge@viacampesina.org</a></span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Cep telefonu: +32 498522163 (5 Aralıktan  önce) and +45 5059 8325 (5 Aralıktan sonra)</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Ya da bizi Klimaforum’da (İklim  Forum) Via Campesina standında bulabilirsiniz.</span></p></blockquote>
<blockquote><p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Daha fazla bilgi için: </span><a href="http://www.viacampesina.org/" target="_blank"><span style="font-family: Calibri; color: #0000ff; font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">www.viacampesina.org</span></span></a></p></blockquote>
</blockquote>
<blockquote><p><strong><br />
</strong></p></blockquote>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/iklimi-degil-sistemi-degistirin/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İklimi değil sistemi değiştirin'>İklimi değil sistemi değiştirin</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/dunya-ciftcileri-kopenhag%e2%80%99da/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dünya  çiftçileri Kopenhag’da'>Dünya  çiftçileri Kopenhag’da</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/bmi-durdurun-yoldan-cikiyor/' rel='bookmark' title='Permanent Link: BM&#8217;İ DURDURUN!&#8230; YOLDAN ÇIKIYOR!'>BM&#8217;İ DURDURUN!&#8230; YOLDAN ÇIKIYOR!</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/iklimi-degil-gida-sistemini-degistirin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FAO Dünya Gıda Zirvesi Hakkında Çiftçilerin Görüşleri</title>
		<link>http://www.karasaban.net/fao-dunya-gida-zirvesi-hakkinda-ciftcilerin-gorusleri/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/fao-dunya-gida-zirvesi-hakkinda-ciftcilerin-gorusleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 09:42:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriyel Tarım]]></category>
		<category><![CDATA[via campesina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=2834</guid>
		<description><![CDATA[Çeviri:Olcay Bingöl
La Via Campesina, gıda güvencesi üzerine reforma uğramış (daha iyiye ulaşmış) FAO Komitesi&#8217;nin çerçevesini demokratik yapısından dolayı güçlü bir şekilde desteklemektedir. Açlık sorunuyla savaşabilmek için, hükümetlerin kamu politikaları yoluyla her düzeyde gıda egemenliğini uygulamak yoluyla sorumluluklarını farketmeleri gerekmektedir.
G8 ülkelerinin Zirve&#8217;ye ilgisizliği, açıkça göstermiştir ki zengin ülkeler bir ülkenin, bir oyun demokratik yapısını tanımıyorlar.
La Via [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/tzymbnin-yeni-bakanlik-yasa-taslagi-hakkindaki-gorusleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: TZYMB&#8217;nin yeni bakanlık yasa taslağı  hakkındaki görüşleri'>TZYMB&#8217;nin yeni bakanlık yasa taslağı  hakkındaki görüşleri</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/avrupali-kucuk-ciftcilerin-yeni-orgutu-via-campesina-avrupa-koordinasyonu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Avrupalı Küçük Çiftçilerin Yeni Örgütü: Via Campesina Avrupa Koordinasyonu'>Avrupalı Küçük Çiftçilerin Yeni Örgütü: Via Campesina Avrupa Koordinasyonu</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/ciftcilik-yapmak-hakkimizdir/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çiftçilik yapmak hakkımızdır.'>Çiftçilik yapmak hakkımızdır.</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox" href="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/via_campesina.jpeg"><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-2835" style="margin: 8px 5px; float: left;" title="via_campesina" src="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/via_campesina.jpeg" alt="" width="179" height="150" /></a><em><strong>Çeviri:Olcay Bingöl</strong></em></p>
<p>La Via Campesina, gıda güvencesi üzerine reforma uğramış (daha iyiye ulaşmış) FAO Komitesi&#8217;nin çerçevesini demokratik yapısından dolayı güçlü bir şekilde desteklemektedir. Açlık sorunuyla savaşabilmek için, hükümetlerin kamu politikaları yoluyla her düzeyde gıda egemenliğini uygulamak yoluyla sorumluluklarını farketmeleri gerekmektedir.<span id="more-2834"></span></p>
<p>G8 ülkelerinin Zirve&#8217;ye ilgisizliği, açıkça göstermiştir ki zengin ülkeler bir ülkenin, bir oyun demokratik yapısını tanımıyorlar.</p>
<p>La Via Campesina, gıda kriziyle başetmek için Dünya Bankası tarafından verilen fonların geliştirilmesi fikrini reddetmektedir. Bu kurum tarafından uygulanan politikalar, öteden beri gıda güvencesinin yıkımına küresel düzeyde katkıda bulunmuştur.</p>
<p>Gıda ve tarım politikalarında gerçekleştirilecek kökten bir değişiklik paradan daha fazla şeyi ifade etmektedir.</p>
<p>Hükümetler demokratik bir yapı içersinde sorumluluklarının fark etmelidirler.</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/tzymbnin-yeni-bakanlik-yasa-taslagi-hakkindaki-gorusleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: TZYMB&#8217;nin yeni bakanlık yasa taslağı  hakkındaki görüşleri'>TZYMB&#8217;nin yeni bakanlık yasa taslağı  hakkındaki görüşleri</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/avrupali-kucuk-ciftcilerin-yeni-orgutu-via-campesina-avrupa-koordinasyonu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Avrupalı Küçük Çiftçilerin Yeni Örgütü: Via Campesina Avrupa Koordinasyonu'>Avrupalı Küçük Çiftçilerin Yeni Örgütü: Via Campesina Avrupa Koordinasyonu</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/ciftcilik-yapmak-hakkimizdir/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çiftçilik yapmak hakkımızdır.'>Çiftçilik yapmak hakkımızdır.</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/fao-dunya-gida-zirvesi-hakkinda-ciftcilerin-gorusleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FAO &#8220;Kar mantığı çerçevesinde gıdada gerçek çözüm uygulanmıyor&#8221;</title>
		<link>http://www.karasaban.net/fao-kar-mantigi-cercevesinde-gidada-gercek-cozum-uygulamiyor/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/fao-kar-mantigi-cercevesinde-gidada-gercek-cozum-uygulamiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 12:40:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[fao]]></category>
		<category><![CDATA[neo-liberalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=2821</guid>
		<description><![CDATA[
FAO Via Campesina Avrupa için  bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Kar mantığı çerçevesinde hareket eden ulusötesi şirketlerin ve demokratik olmayan neo-liberal kurumların etkisiyle spekülasyon ve toprak ve gıdanın ticarileşmesi devam ettikçe gerçek çözümler uygulanmıyor” dendi. Açıklama  şöyle.

ÇEVİRİ: EKİN kURTİÇ
 

FAO: Via Campesina Avrupa Koordinasyonu Eşzamanlı Halk Forumu’nda
Krizle başedebilecek gerçek ve kalıcı çözümler ancak açlıktan en [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/ciftci-direnisi-buyuyor-tum-dunyada-100-eylem-gerceklestiriliyor/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çiftçi Direnişi Büyüyor-  Tüm dünyada 100 eylem gerçekleştiriliyor'>Çiftçi Direnişi Büyüyor-  Tüm dünyada 100 eylem gerçekleştiriliyor</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/viacampesina-tarimvegidadasirket-egemeligine-son/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Via Campesina &#8220;Tarım ve Gıdada Şirket Egemenliği’ne Son!&#8221;'>Via Campesina &#8220;Tarım ve Gıdada Şirket Egemenliği’ne Son!&#8221;</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/tuik-gidada-en-ucuz-10-ulkeden-biriyiz/' rel='bookmark' title='Permanent Link: TUİK &#8220;Gıdada en ucuz 10 ülkeden biriyiz&#8221;'>TUİK &#8220;Gıdada en ucuz 10 ülkeden biriyiz&#8221;</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><a rel="lightbox" href="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/siteon0.png"><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-2825" style="margin: 8px 5px; float: left;" title="siteon0" src="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/siteon0.png" alt="" width="207" height="150" /></a><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><strong><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">FAO Via Campesina Avrupa için  bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Kar mantığı çerçevesinde hareket eden ulusötesi şirketlerin ve demokratik olmayan neo-liberal kurumların etkisiyle spekülasyon ve toprak ve gıdanın ticarileşmesi devam ettikçe gerçek çözümler uygulanmıyor” dendi. Açıklama  şöyle.<br />
</span></strong><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;"><strong></strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><em><strong>ÇEVİRİ: EKİN kURTİÇ</strong></em><span id="more-2821"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></p>
<blockquote>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: center;" align="center"><strong><span style="font-family: Calibri;">FAO: Via Campesina Avrupa Koordinasyonu Eşzamanlı Halk Forumu’nda</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Krizle başedebilecek gerçek ve kalıcı çözümler ancak açlıktan en çok etkilenen ve gıda üretimi içerisinde bulunan sivil toplum ve hükümetlerin arasındaki açık ve yapıcı diyaloglar çerçevesinde gerçekleştirilebilir. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: center;" align="center"><strong><span style="font-family: Calibri;">Konuşma Zamanı Bitti, Gıda Egemenliği Hemen Uygulanmalı!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: center;" align="center"><strong><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Via Campesina Avrupa Koordinasyonu 13-17 Kasım tarihlerinde, Dünya Gıda Güvencesi Zirvesi’ne eşzamanlı düzenlenen Halkların Gıda Egemenliği Forumu’nda olacak. 70’den fazla sayıda ülkeden gelen 400 delegasyon birçok küçük çiftçi örgütünün, köylülerin, balıkçıların, yerli halkların, tarım işçilerinin, kırsal alandaki gençlerin, kadınların ve çobanların ve ayrıca gıda güvencesizliğinin kurbanı olan kentlerdeki halkın sözcüsü olacaklar. La Via Campesina’dan Avrupalı köylüler, uluslararası alanda 1 milyardan fazla insanı etkilemekte olan açlık sorunu ile iligli çalışmalarımıza katkıda bulunacaklar.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Krizin nedenleri çok fazla ama kısaca, yerel ve uluslararası kurumların ve hükümetlerin halk yararına olacak tarım ve gıda politikalarını uygulamaktaki kapasite yetersizliği olarak özetlenebilir. Kar mantığı çerçevesinde hareket eden ulusötesi şirketlerin ve demokratik olmayan neo-liberal kurumların etkisiyle spekülasyon ve topral ve gıdanın ticarileşmesi devam ettikçe gerçek çözümler uygulanamıyor. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">Avrupa’nın bu konuda önemli bir sorumluluğu var. Avrupa Birliği’nin daha çok üretmeye dayalı politikaları, üretim fazlasına ve güney ülkelerinin yerel köylü pazarlarını etkileyerek piyasalarda dumping’e yol açıyor. Bizim ülkelerimiz de küresel piyasalarda gıda maddeleri spekülasyonunda rol alıyor. Avrupa’da gelişmiş olan ulusötesi tarım şirketleri, tohum şirketleri ve süpermarketler şu anda uluslararası arenada çok agresifler ve yoksulluk ve eşitsizliğin artmasına katkıda bulunuyorlar. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">1996’da Sivil Toplum Forumu, o zamanki rakamlarla <span> </span>850 milyon insanın aç olması dolayısıyla Gıda Egemenliği prensibini başlattı. Gıda Egemenliği devletler ve halkların kendi tarım politikalarını belirleme ve yerel gelenek, kültür ve halklara ve aynı zamanda doğaya saygı duyan yerel gıda sistemlerini destekleme haklarıdır. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">2009 yılında, krizi derinleştiren birçok yanlış çözümlerin yıllarca uygulanmasının ardından, Hakların Gıda Egemenliği Forumu, köylü tarımının geliştirilmesi, kır-kent ilişkilerinin kuvvetlendirilmesi, üretim araçlarına erişim mücadelesi doğrultusunda ve spekülatif arazi alıp satmaya karşı tarım ve gıda politikalarının değiştirilmesi için çalışmaya devam edecek. Bu duruşlar 16-18 Kasım tarihlerinde Dünya Gıda Zirvesi’nde sunulacak. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri;">La Via Campesina, hem gıda hem de iklim krizini çözmek için yeni bir gıda ve tarım yönetiminin gerekliliğini savunacak. Gıda politikaları “bağış yapan devletler” ve finans kurumlarının eline bırakılmamalıdır. FAO Gıda Güvencesi Komitesi’nde de karar alındığı gibi, dünyadaki ülke ve halkların Gıda Egemenliği’ni uygulayabilmelerini garanti edecek demokratik bir yönetim sistemi derhal hayata geçirilmelidir. </span></span></p>
</blockquote>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"><span lang="TR"><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"> </span></span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/ciftci-direnisi-buyuyor-tum-dunyada-100-eylem-gerceklestiriliyor/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çiftçi Direnişi Büyüyor-  Tüm dünyada 100 eylem gerçekleştiriliyor'>Çiftçi Direnişi Büyüyor-  Tüm dünyada 100 eylem gerçekleştiriliyor</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/viacampesina-tarimvegidadasirket-egemeligine-son/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Via Campesina &#8220;Tarım ve Gıdada Şirket Egemenliği’ne Son!&#8221;'>Via Campesina &#8220;Tarım ve Gıdada Şirket Egemenliği’ne Son!&#8221;</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/tuik-gidada-en-ucuz-10-ulkeden-biriyiz/' rel='bookmark' title='Permanent Link: TUİK &#8220;Gıdada en ucuz 10 ülkeden biriyiz&#8221;'>TUİK &#8220;Gıdada en ucuz 10 ülkeden biriyiz&#8221;</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/fao-kar-mantigi-cercevesinde-gidada-gercek-cozum-uygulamiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GDO devleri Gerçek Kıyamet Peşinde mi?</title>
		<link>http://www.karasaban.net/gdo-devleri-gercek-kiyamet-pesinde-mi/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/gdo-devleri-gercek-kiyamet-pesinde-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 19:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[GDO]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[monsato]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=2788</guid>
		<description><![CDATA[
F. William Engdahl: 
Alman asıllı Amerikalı araştırmacı gazeteci F. William Engdahl, tarım sektörünü elinde tutan GDO devlerinin, insanlık için gerçek bir kıyamet yaratacağını söylüyor. İddiaları son derece ürkütücü. Norveç&#8217;teki küresel tohum deposuyla amaçlanan arî üstün ırk yaratmak mı, yoksa istenmeyen ırkları yiyeceklerle kısırlaştırmak mı?
SVALBARD TOHUM DEPOSU
Norveç&#8217;in kuzeyindeki Spitsbergen adasında &#8220;Svalbard Küresel Tohum Deposu&#8221; adı verilen [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/gdo-kabusu-gercek-oldu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GDO kabusu gerçek oldu'>GDO kabusu gerçek oldu</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/yoksa-siz-hala-sofranizdaki-gidalarin-gercek-gida-oldugunu-mu-saniyorsunuz/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yoksa siz hala sofranızdaki gıdaların gerçek gıda olduğunu mu sanıyorsunuz?'>Yoksa siz hala sofranızdaki gıdaların gerçek gıda olduğunu mu sanıyorsunuz?</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/bakan-sov-pesinde-ciftci-can-derdinde/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bakan şov peşinde, çiftçi can derdinde'>Bakan şov peşinde, çiftçi can derdinde</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="lightbox" href="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/william_engdahl.jpg"><img class="alignleft alignnone size-full wp-image-2789" style="margin: 8px 5px; float: left;" title="william_engdahl" src="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/william_engdahl.jpg" alt="" width="150" height="161" /></a><em><strong></strong></em></p>
<p><em><strong>F. William Engdahl: </strong></em><br />
Alman asıllı Amerikalı araştırmacı gazeteci F. William Engdahl, tarım sektörünü elinde tutan GDO devlerinin, insanlık için gerçek bir kıyamet yaratacağını söylüyor. İddiaları son derece ürkütücü. Norveç&#8217;teki küresel tohum deposuyla amaçlanan arî üstün ırk yaratmak mı, yoksa istenmeyen ırkları yiyeceklerle kısırlaştırmak mı?<span id="more-2788"></span></p>
<p><strong>SVALBARD TOHUM DEPOSU</strong><br />
Norveç&#8217;in kuzeyindeki Spitsbergen adasında &#8220;Svalbard Küresel Tohum Deposu&#8221; adı verilen o ambar, Mart 2008 itibariyle resmen faaliyete başladı. Donmuş bir dağın 130 metre altına inşa edilen ambarda, şu anda dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 milyon farklı tohum özel ambalajlarda saklanıyor. Kuzey Kutbu&#8217;na 1100 kilometre uzaklıkta olan buzdağı ambarında, bazı dayanıklı tohumlar 1000 yıl kadar bozulmadan kalabilecek. Her türlü nükleer saldırıya, patlamaya ve depreme dayanıklı olan bu tohum deposuna &#8220;kıyamet tohum deposu&#8221; da deniyor. Dünya üzerindeki tüm tohum çeşitlerini biraraya getirmeyi hedefleyen ambarın amacı, gelecekte dünyanın başına gelebilecek nükleer savaş, meteor düşmesi veya iklim değişimi gibi bir felaket durumunda, tohum çeşitliliğinin korunmasını sağlamak.</p>
<p><strong>KIYAMET MUHAFIZLARI</strong></p>
<p><strong>Soru: Svalbard Küresel Tohum Deposu&#8217;nun finansörleri kimler?</strong></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Öncelikle, bu ambarın Global Crop Diversity Trust (GCDT- Küresel Hasat Çeşitliliği Örgütü) aracılığıyla işletildiğini söylemeliyim. Nisan 2009 rakamlarına göre 123 milyon dolarlık bir finansmanları var. Roma&#8217;da kurulan bu örgütün başında Kanadalı Margaret Catley-Carlson bulunuyor. 1998&#8242;e dek New York merkezli Nüfus Konseyi&#8217;nin de (Population Council) başkanıydı. Bu konsey, John D. Rockefeller&#8217;ın nüfus popülasyonunu düşürmek amacıyla, 1952&#8242;de kurduğu, aile planlaması adı altında gelişmekte olan ülkelerde kısırlaştırma çalışmaları yürüten bir konsey. Diğer GCDT üyeleri arasında Hollywood Dream Works Animation&#8217;a başkanlık eden Lewis Coleman da var. Coleman, ABD&#8217;nin en büyük Pentagon anlaşmalı askeri endüstri şirketi olan Northrup Grumman Corporation&#8217;ın da kurul başkanıydı.<br />
<strong><br />
ÖRGÜTÜN FİNANSÖRLERİ</strong><br />
1) Geçen yıl şirketin aktif yönetiminden çekilerek kurduğu Bill-Melinda Gates Vakfı aracılığıyla kendini Asya ve Afrika&#8217;daki çiftçilere yardıma adayacağını beyan eden Microsoft&#8217;un kurucusu Bill Gates!<br />
2) Dünyanın en büyük patentli GDO tohum ve tarım kimyasalları devi ABD&#8217;li DuPont / Pioneer Hi-Bred!<br />
3) Yine bir ABD&#8217;li GDO devi Monsanto!<br />
4) İsviçre menşeli GDO tohum ve tarım kimyasalları şirketi Syngenta!<br />
5) 1970&#8242;lerde 100 milyon dolarlık bir kaynakla &#8220;Yeşil Devrim&#8221; diye bilinen tohumda gen devrimini başlatan ve tarımsal değişim ile ideal genetik saflığı sağlama çalışmalarını yürütmek üzere dünyanın en büyük vakıflarından birini kuran petrol devi Rockefeller!<br />
6) ABD, İngiltere, Norveç, Almanya, İsviçre ve Kanada&#8217;dan da devlet fonları aktarılıyor.</p>
<p>Yani özetle, GDO tohumları az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere yayarak tarlalardan orijinal tohumların kökünü kazıyan şirketler, şimdi dünya üzerindeki tüm orijinal tohumları olası bir kıyamet günü için kutuplarda buzdan bir adaya saklıyor.</p>
<p>Dünya&#8217;nın pek çok ülkesinde &#8220;zaten var olan tohum depoları&#8221;na ne gibi bir felaket gelecektir ki, Svalbard&#8217;a muhtaç kalınacaktır?<br />
<strong><br />
&#8220;EBU GARİB TOHUMLARI&#8221; NEREDE?</strong></p>
<p><strong>Soru: Nükleer savaş, iklim değişimi veya meteor düşmesinin dışında bir felaketten mi söz ediyorsunuz?</strong></p>
<p><strong> Cevap:</strong> Evet, planlı bir felaketten söz ediyorum. Bunu anlamak için yalnızca 2003 Amerikan bombardımanından sonraki Irak&#8217;a bakmak yeterli. Irak medeniyetlerin beşiği ve binlerce yıl önce buğday tarımının doğduğu yerdir. Ebu Garib&#8217;de yüzlerce yılda geliştirilen buğday tohumu çeşitlerinin yer aldığı bir tohum bankası bulunuyordu. Amerikan bombardımanından sonra o tohum mahzeni tarihe karıştı. Artık kimse o tohumların nerede olduğunu bilmiyor. Düşünün, dünyadaki tüm tohum çeşitleri NATO destekli Svalbard&#8217;da biraraya getirilip kontrol altına alındığında, dünyadaki diğer paha biçilmez tohum bankalarını savaşlar ve terörist eylemler ile yok etmek çok kolay olacak! Sonrasında da Monsanto ve DuPont gibi devler, kendi GDO tohumlarını tüm dünya çiftçilerine tek elden sunabilecekler. Yani tüm tohum çeşitlerini ele geçirdikten sonra dünyanın diğer tohum bankalarını, tekel oluşturabilmek amacıyla yok edebilirler.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Soru: Peki, tekel olma arzusunun temelinde yatan tek sebep ekonomik mi?</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Hayır. Bunu açıklamak için önce kıyamet muhafızlarının kimliklerinden ve geçmişte neler yaptıklarından biraz söz edelim. Rockefeller, 1971&#8242;de Uluslararası Tarım Araştırmalarında Küresel Danışmanlık Grubu olan CGIAR&#8217;ı kurdu. CGIAR, üçüncü dünya ülkelerinin bilim adamlarının ve agronomistlerinin (tarım uzmanı) &#8220;modern tarım ürünü&#8221; kavramlarında uzmanlaşmaları ve ABD&#8217;de öğrendiklerini ülkelerine götürmeleri ile yakından ilgilendi. GDO&#8217;lu &#8220;Gen Devrimi&#8221;nin yaygınlaşması için paha biçilmez bir etki şebekesi oluşturdular. CGIAR, daha etkin olabilmek için BM Gıda ve Tarım Örgütü&#8217;nü (FAO), BM İlerleme Programı&#8217;nı ve Dünya Bankası&#8217;nı da işin içine dâhil etti.</p>
<p><strong>&#8220;ROCKEFELLER, HİTLER&#8217;İN DE FİNANSÖRÜYDÜ&#8221;</strong></p>
<p><strong>Soru: Üstün ırk yaratma projesi tanı ola­rak nasıl bir şey?</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Rockefeller Vakfı&#8217;nın ve zengin finans kurumlarının 1920&#8242;lerden beri genetik olarak üstün ırk yaratmayı meşrulaştırmak için kullandıkları öjenik bilimi, daha sonradan genetik mühendisliği olarak değiştirilmiştir.</p>
<p>Hitler ve Naziler, buna ari üstün ırk diyorlardı. Hitler&#8217;in öjenik çalışmaları, da bugün Svalbard&#8217;a milyonlarca dolar akıtan Rockefeller Vakfı tarafından finanse edilmişti. Rockefeller Vakfı, Third ReIch&#8217;s Kaiser WiIhelm Instilutcs&#8217;nün &#8220;ari ırk öjenik çalışmalarını&#8221; finanse ediyordu. 2. Dünya Savası&#8217;nda, ABD resmi olarak savaşa Hitler Almanya&#8217;sının karsısında olarak girerken, Rockefeller Standard Oil Group, illegal olarak Alman Luftvvaffe ve VVehrmacht birliklerine petrol nakline devam etti. Bununla ilgili ABD Senato araştırması da yapıldı.</p>
<p>Rockefeller Vakfı, insanı, &#8220;gen dizilimleri&#8221;ne indirgemeye çalışan sözde moleküler biyoloji bilimini yaratmıştı ve sonunda insan özelliklerini istenen şekilde değiştirmeyi amaçlıyorlardı. Hitler&#8217;in Öjenikçi bilim adamları, 2. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra sessizce ABD&#8217;ye götürülmüş ve çeşitli yaşam formlarının genetik olarak tasarlanması konusunda ilk adımları atmışlardır.</p>
<p><strong>GIDALAR İLE &#8220;NEGATİF OJENİK&#8221;</strong></p>
<p><strong>Soru: Amaç tarım yani gıdalar üzerinden üstün ırk yaratmak mı?</strong></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Aslında daha da kötüsü. Rockefeller, Carnegie, Harriman ve diğer zengin elit aileler tarafından fonlanan öjenik (üstün ırk yaratma) lobisinin, 1920&#8242;den beri biricik amacı &#8220;negatif öjenik&#8221;tir. &#8220;Negatif ojenik&#8221; istenmeyen soyların sistemli bir şekilde yok edilmesidir. Aile Planlaması Enternasyonali&#8217;nin kurucusu, koyu öjenikçi ve Rockefeller ailesinin yakın dostu Margaret Sanger, 1939&#8242;da Harlem&#8217;de &#8220;Negro (Zenci) Projesi&#8221; adı altında bir proje başlattı. Bu projenin ne olduğunu bir arkadaşına yazdığı mektupta açıkça dile getiriyordu: &#8220;Negro (Zenci) nüfusu, ortadan kaldırmak istiyoruz.&#8221;<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Soru: Negatif öjenik bir kısırlaştırma projesi mi?</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Cevap</strong>: Örnekler üzerinden gidelim. Küçük bir Kaliforniya biyoteknoloji şirketi olan Epicyte, genetik mühendisliği marifetiyle, yendiğinde erkeği kısırlaştıran bir mısır geliştirdiklerini açıkladı. Epicyte, Svalbard&#8217;ın iki sponsoru olan DuPont ve Syngenta ile teknolojilerini yaymak için ortaklık kurmuştu. Çok ilginçtir ki Epicyte, genetiği değiştirilmiş sperm öldürücü mısırı, ABD Tarım Bakanlığı&#8217;ndan (USDA) aldığı araştırma fonuyla geliştirmişti.</p>
<p>Bir başka örnek; 1990&#8242;larda BM Dünya Sağlık Örgütü, Nikaragua, Meksika ve Filipinler&#8217;de 15 ila 45 yaşları arasındaki milyonlarca kadının tetanoza karşı aşılanması için bir kampanya başlattı. Erkekler de tetanoz olabilirdi, ancak aşı erkeklere yapılmadı. Bu şüphe uyandırıcı durumdan ötürü Katolik bir kilise organizasyonu olan Comite Pro Vida de Mexico (Meksika Yaşam Komitesi) aşıları test ettirdi. Test sonuçları ile, Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün(WHO), yalnızca çocuk doğuracak yaştaki kadınlara dağıttığı aşıların Chorionic Gonadotrophin (hCG) içerdiği ortaya çıktı. Doğal bir hormon olan hCG, tetanoz toksoid taşıyıcılarıyla birleştiğinde kadınların hamile kalmasını engelleyen antikorları üretiyordu.</p>
<p>Daha sonradan ortaya çıktı ki Rockefeller Vakfı, Rockefeller Nüfus Konseyi, Dünya Bankası ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri, Dünya Sağlık Örgütü(WHO) için tetanoz taşıyıcın bir kısırlaştırma aşısı üretmek için 1972&#8242;de 20 yıllık bir proje başlatmışlardı. Ayrıca Svalbard Kıyamet Tohum Deposu&#8217;nun ev sahibi Norveç hükümeti kısırlaştırıcı aşının üretilmesi için 41 milyon dolar bağış yapmıştı!<br />
<strong><br />
Kaynak:Dilek Ayman</strong></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/gdo-kabusu-gercek-oldu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: GDO kabusu gerçek oldu'>GDO kabusu gerçek oldu</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/yoksa-siz-hala-sofranizdaki-gidalarin-gercek-gida-oldugunu-mu-saniyorsunuz/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yoksa siz hala sofranızdaki gıdaların gerçek gıda olduğunu mu sanıyorsunuz?'>Yoksa siz hala sofranızdaki gıdaların gerçek gıda olduğunu mu sanıyorsunuz?</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/bakan-sov-pesinde-ciftci-can-derdinde/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bakan şov peşinde, çiftçi can derdinde'>Bakan şov peşinde, çiftçi can derdinde</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/gdo-devleri-gercek-kiyamet-pesinde-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GDO analizinden ilk sonuçlar</title>
		<link>http://www.karasaban.net/gdo-analizinden-ilk-sonuclar/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/gdo-analizinden-ilk-sonuclar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 11:47:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[gdo analizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=2782</guid>
		<description><![CDATA[
Genetiği Değiştirilmiş Ürünlerin (GDO) ithalat, kontrol ve denetimiyle ilgili yönetmeliğin 26 Ekim&#8217;de yürürlüğe girmesinin hemen ardından gümrüklerde denetimlere de başlandı.
Limanlar ve karayolu gümrüklerinde beyan edilen ürünlerden ilk etapta alınan 100&#8242;ün üstündeki numune, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı&#8217;nın Adana, Ankara ve Bursa&#8217;daki laboratuarlarında incelemeye alındı.
Mevzuat gereği iki ile 5 gün arasında süren analizler devam ederken, gemi ve [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/dunya-gida-egemenligi-forumu%e2%80%99nun-siyasal-sonuclari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DÜNYA GIDA EGEMENLİĞİ FORUMU’NUN SİYASAL SONUÇLARI'>DÜNYA GIDA EGEMENLİĞİ FORUMU’NUN SİYASAL SONUÇLARI</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/tarimda-ozellestirme-ve-tekel%e2%80%99-in-sonu%e2%80%a6/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Tarımda özelleştirme ve TEKEL’ in sonu…'>Tarımda özelleştirme ve TEKEL’ in sonu…</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/gorusmeler-sonucsuz-kaldi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Görüşmeler Sonuçsuz kaldı'>Görüşmeler Sonuçsuz kaldı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/GDO-grafik-1.jpg" alt="" width="310" height="222" /></p>
<p>Genetiği Değiştirilmiş Ürünlerin (GDO) ithalat, kontrol ve denetimiyle ilgili yönetmeliğin 26 Ekim&#8217;de yürürlüğe girmesinin hemen ardından gümrüklerde denetimlere de başlandı.</p>
<p>Limanlar ve karayolu gümrüklerinde beyan edilen ürünlerden ilk etapta alınan 100&#8242;ün üstündeki numune, <span id="more-2782"></span>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı&#8217;nın Adana, Ankara ve Bursa&#8217;daki laboratuarlarında incelemeye alındı.</p>
<p>Mevzuat gereği iki ile 5 gün arasında süren analizler devam ederken, gemi ve TIR&#8217;lar gümrüklerde bekletiliyor.</p>
<p>İlk numunelerden 20&#8242;ye yakınının sonuçları da alındı. 13 ürünün numunesinden negatif sonuç çıktı.</p>
<p class="textBodyBlack">Bu ürünlerin, yönetmelikle izin verilen binde dokuz oranından daha az genetiği değiştirilmiş organizma içerdiği belirlendi. Bu ürünlerin Türkiye&#8217;ye girişine izin verildi.</p>
<p class="textBodyBlack">Diğer numuneler ise pozitif sonuçlandı ve gir</p>
<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/gdoulkeleri.jpg" alt="" width="324" height="274" /></p>
<p class="textBodyBlack">iş izni alamadı. GDO denetimi, ilan edilen listedeki 27 ürünün tamamına uygulanıyor.</p>
<p class="textBodyBlack">Analiz sonuçları, ürün bazın</p>
<p class="textBodyBlack">da açıklanmıyor. Ancak GDO miktarı, limitin altında çıkan numunelerin pirinç ve kırmızı mercimek ağırlıklı olduğu belirtiliyor. Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği&#8217;nden edinilen bilgiye göre, muz da testten temiz çıktı.</p>
<p>Denetime alınacak 27 ürünlük liste üstünde değerlendirmenin de sürdüğü vurgulanıyor. Listeyi daraltmak, bazı ürünleri denetimden çıkarmak gibi bir karar henüz yok.</p>
<p>Kaynak : Ntv</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/dunya-gida-egemenligi-forumu%e2%80%99nun-siyasal-sonuclari/' rel='bookmark' title='Permanent Link: DÜNYA GIDA EGEMENLİĞİ FORUMU’NUN SİYASAL SONUÇLARI'>DÜNYA GIDA EGEMENLİĞİ FORUMU’NUN SİYASAL SONUÇLARI</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/tarimda-ozellestirme-ve-tekel%e2%80%99-in-sonu%e2%80%a6/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Tarımda özelleştirme ve TEKEL’ in sonu…'>Tarımda özelleştirme ve TEKEL’ in sonu…</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/gorusmeler-sonucsuz-kaldi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Görüşmeler Sonuçsuz kaldı'>Görüşmeler Sonuçsuz kaldı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/gdo-analizinden-ilk-sonuclar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÖYLÜLER BÜTÜN DÜNYA&#8217;DA MONSANTO VE GDO &#8216;LARA KARŞI AYAKTA.</title>
		<link>http://www.karasaban.net/koyluler-dunya-capinda-monsanto-gdo-lara-karsi-ayakta/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/koyluler-dunya-capinda-monsanto-gdo-lara-karsi-ayakta/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 08:08:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[monsanto]]></category>
		<category><![CDATA[via campesina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=2699</guid>
		<description><![CDATA[
Via Campesina&#8217;nin Monsantoya karsi mucadelesinin basin aciklamasi:
Çeviri : Timuçin Bingöl-Birleşmiş Milletler, Gıda ve Tarım Organizasyonu&#8217;nun ilan ettigi Uluslararası Dünya Gıda Günü olan bugün (Meksika, 16 Ekim 2009), La Via Campesina, gıdanın bağımsızlığı adına, dünya çapında, müttefikleriyle beraber Monsanto ve Genetigi Degistirilmis Organizmaların (GDO) tamamen reddedilmesini ifade etmek amacıyla harekete geçiyor.
Bugün ABD&#8217;de, Maine ve Wisconsin&#8217;de, Monsanto&#8217;ya [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/monsanto-goz-yaslarina-son-verdi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Monsanto göz yaşlarına son verdi'>Monsanto göz yaşlarına son verdi</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/ciftcinin-gdo-belalisi-monsanto/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ÇİFTÇİNİN GDO BELALISI MONSANTO'>ÇİFTÇİNİN GDO BELALISI MONSANTO</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/ebkden-yatirimcilara-ithalat-kolayligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: EBK&#8217;den yatırımcılara ithalat kolaylığı'>EBK&#8217;den yatırımcılara ithalat kolaylığı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/umudukuresellestir.jpg " alt="" width="260" height="194" /><strong></strong></p>
<p>Via Campesina&#8217;nin Monsantoya karsi mucadelesinin basin aciklamasi:</p>
<blockquote><p><strong>Çeviri : Timuçin Bingöl-</strong>Birleşmiş Milletler, Gıda ve Tarım Organizasyonu&#8217;nun ilan ettigi Uluslararası Dünya Gıda Günü olan bugün (Meksika, 16 Ekim 2009), La Via Campesina, gıdanın bağımsızlığı adına, dünya çapında, müttefikleriyle beraber Monsanto ve Genetigi Degistirilmis Organizmaların (GDO) tamamen reddedilmesini ifade etmek amacıyla harekete geçiyor.<span id="more-2699"></span></p></blockquote>
<blockquote><p>Bugün ABD&#8217;de, Maine ve Wisconsin&#8217;de, Monsanto&#8217;ya karşı protestolar ve tartışmalar yer alıyor. Brezilya&#8217;da Vie Campesina üyeleri Monsanto ve Syngenta genel merkezlerinde eylemler gerçekleştiriyorlar. Avrupada, GDO&#8217;ların kullanımını yasaklayan dokuz ülkede, Vıa Campesina&#8217;nın organize ettigi anti- Monsanto ekibi bölgeyi baştan başa geziyorlar. Hindistan&#8217;da binlerce çiftçi ve yoldaşları açlık grevi ve arazi işgali uyguluyorlar. La Via Campesina&#8217; nın bulunduğu enaz 20 ülkede ve 9 bölgede eylemler yürütülmektedir.</p></blockquote>
<blockquote><p>Bu sırada dünya liderleri, Kasım ayında Roma&#8217;da düzenlenecek olan ve Küresel Yönetişim ve Tarımticareti Şirketlerinin, dünya çapında GDO&#8217;lu tarımın artışının hızlandırılması için, kıtlık çeken ülkelerin umutsuzluğunu kullandıkları Dünya Gıda Zirvesi&#8217;nde buluşmaya hazırlanıyorlar. Obama hükümetinin gelisen ulkelere tarım amacıyla kullanılmak üzere tahsis etmek istediği 1 milyar doların uzerindeki acil fon teklifi ve ABD hükümeti&#8217;nin Dunya Gıda Güvenligi yasa tasarısı da bu amaca üstü kapalı olarak destek veren bir girişimdir.</p></blockquote>
<blockquote><p>Köylüler, topraksız işçiler, göçmenler, yerli halk ve tüketiciler, uluslararası şirketler olan Syngenta, Dupont ve Bayer&#8217;le birlikte özellikle Monsanto&#8217;nun, dünya tohumlarının yarısından fazlasını kontrol altında tuttuğunu ve böylece köylüleri ayakta tutan tarım ve tüm insanların gıda bağımsızlık hakkının esas düşmanları olduğunu belirtmişlerdir. La Via Campesina, insanlığın mirası olan yerel tohumları, şirketler ve patentlerden koruma adına sürekli bir kavga içindedir.16 Ekim olan bugün, hareketimizin gücü, kamuoyunu Monsanto&#8217;nun gıda sistemini elegeçirmesinin reddine çalışıyor. Via Campesina Kuzey Amerika Koordinatörü Dena Hoff &#8221; Şimdi tüm sivil toplumun bu durumun ciddiyetini anlama zamanıdır, kuresel para gıdamızı kontrol etmemeli ve bu kararları kapalı kapılar ardında almamalıdır. Gıdamızın geleceği, kaynaklarımızın korunması, ve özellikle tohumlarımız, insanların hakkıdır.&#8221; demiştir.</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>UMUDU KÜRESELLEŞTİR, KAVGAYI KÜRESELLEŞTİR !!</strong></p></blockquote>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/monsanto-goz-yaslarina-son-verdi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Monsanto göz yaşlarına son verdi'>Monsanto göz yaşlarına son verdi</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/ciftcinin-gdo-belalisi-monsanto/' rel='bookmark' title='Permanent Link: ÇİFTÇİNİN GDO BELALISI MONSANTO'>ÇİFTÇİNİN GDO BELALISI MONSANTO</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/ebkden-yatirimcilara-ithalat-kolayligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: EBK&#8217;den yatırımcılara ithalat kolaylığı'>EBK&#8217;den yatırımcılara ithalat kolaylığı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/koyluler-dunya-capinda-monsanto-gdo-lara-karsi-ayakta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Le Monde Diplomatique &#8220;Avrupa&#8217;da milyarlarca euroluk sübvansiyon, küçük çiftçinin cebine değil dev şirketlerin kasasına giriyor&#8221;</title>
		<link>http://www.karasaban.net/le-monde-diplomatique-avrupada-milyarlarca-euroluk-subvansiyon-kucuk-ciftcinin-cebine-degil-dev-sirketlerin-kasasina-giriyor/</link>
		<comments>http://www.karasaban.net/le-monde-diplomatique-avrupada-milyarlarca-euroluk-subvansiyon-kucuk-ciftcinin-cebine-degil-dev-sirketlerin-kasasina-giriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 11:00:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karasaban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[Le Monde Diplomatique]]></category>
		<category><![CDATA[sübvansiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karasaban.net/?p=2684</guid>
		<description><![CDATA[AB&#8217;de otlaktaki her bir inek vergi mükelleflerine günde 2,5 euroya mal oluyor. AB nüfusu içinde geçimini tarımdan sağlayanların oranı yüzde 3’ü bulmazken, Birlik (AB) toplam bütçesinin tam yarısı, tarım sübvansiyonlarına gidiyor. Peki Türkiye, gıda güvenliğini, ne zaman &#8220;Milli Güvenlik Stratejisi&#8221; kapsamında ele alacak?
Yükselen gıda fiyatları karşısında AB tarım sisteminde reform çağrıları yeniden yüksek sesle dile [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/bakan-sov-pesinde-degil-ciftcinin-hizmetindeymis/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bakan şov peşinde değil, çiftçinin hizmetindeymiş!..'>Bakan şov peşinde değil, çiftçinin hizmetindeymiş!..</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/ziraat-bankasi-ciftcinin-degil-aganin-dostu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ziraat Bankası: Çiftçinin değil ağanın dostu'>Ziraat Bankası: Çiftçinin değil ağanın dostu</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/sosyal-avrupa-icin-daha-cok-ciftci/' rel='bookmark' title='Permanent Link: &#8220;Sosyal Avrupa için daha çok çiftçi&#8221;'>&#8220;Sosyal Avrupa için daha çok çiftçi&#8221;</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AB&#8217;de otlaktaki he<img class="alignleft" style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.karasaban.net/wp-content/uploads/lemondediplomatique.jpg" alt="" width="150" height="212" />r bir inek vergi mükelleflerine günde 2,5 euroya mal oluyor. AB nüfusu içinde geçimini tarımdan sağlayanların oranı yüzde 3’ü bulmazken, Birlik (AB) toplam bütçesinin tam yarısı, tarım sübvansiyonlarına gidiyor. Peki Türkiye, gıda güvenliğini, ne zaman &#8220;Milli Güvenlik Stratejisi&#8221; kapsamında ele alacak?</p>
<p>Yükselen gıda fiyatları karşısında AB tarım sisteminde reform çağrıları yeniden yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. AB, kendi çiftçisine ödediği cömert teşvikler nedeniyle yıllardır gelişmekte olan ülkelerin eleştirilerine hedef oluyor. <span id="more-2684"></span>Tarım ürünlerinin fiyatlarındaki artış, tarım ülkelerine bakışı da değiştirecek gibi görünüyor. Avrupa’daki Türkiye karşıtlarının en önemli tezlerinden biri, Türkiye gibi büyük bir tarım ülkesinin üyeliğinin Avrupa’ya büyük yük getireceği yönündeydi.</p>
<p>Avrupa’nın en önemli iktisatçılarından Deutsche Bank’ın baş ekonomisti Profesör Norbert Walter ise aynı görüşte değil. Walter verdiği demeçte, 10-15 yıl sonrasında AB’de aynı tarım teşvik politikasının geçerli olup olmayacağı sorusunun sorulması gerektiğini vurguladı ve şartların değiştiğine dikkat çekti:</p>
<p>“Bence artık konu bu şekilde düşünülmemeli. İnsanlığın makul ve uygun fiyatlarla beslenebilmesi için her karış toprağın ekilmesi gerektiği ortaya çıkıyor günümüzde. Gıda fiyatlarının nasıl arttığını gören herkesin, tarım konusunda deneyimli, toprağı olan ülkelerin Birlik’e girmesine sevinmesi gerekir. Çünkü bu, bizim giderek daha da yokluğu çekilen tarım ürünlerini arz eden taraf olmamız anlamına gelir. Bu şekilde önemimiz artar. Bu sadece Türkiye için değil, Romanya ve tarıma odaklı bir ülke olan Polonya için de geçerli.”</p>
<p>AB’den acil önlem çağrısı</p>
<p>Gıda fiyatlarındaki artış Avrupa Parlamentosu’nun da gündemindeydi. Avrupa Komisyonu’nun kalkınma ve insani yardımlardan sorumlu üyesi Louis Michel, uygun fiyatlarla gıda döneminin geçmişte kaldığını, acilen gerekli önlemlerin alınmaması durumunda fiyatların bir daha asla eski seviyesine gerilemeyeceğini vurguladı. Michel, gerekli önlemlerin AB’nin imkânlarını aştığını, bunun uluslararası bir sorun haline geldiğini de belirtti.</p>
<p>Avrupa Komisyonu başta Afrika kıtası olmak üzere tehdit altındaki bölgelere 117 milyon euroluk acil gıda yardımı kararı aldı. Avrupa’da tarım üretiminin artırılmasına karşı çıkan Michel, daha çok, gelişmekte olan ülkelerde tarımın geliştirilmesinin gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Yükselen gıda fiyatları karşısında en çok tartışılan biyo-yakıt üretimi konusu da gündemdeydi. AB liderleri geçtiğimiz yıl aldıkları kararla, 2020 yılına kadar Birlik’in yakıt ihtiyacının onda birini biyo-yakıttan karşılama hedefi belirlemişlerdi. Biyo-yakıt üretiminde en çok kullanılan madde, şeker kamışı, mısır, tahıl gibi tarım ürünlerinden elde edilen sıvı etanol. Avrupa Parlamentosu’nun en büyük grubunu oluşturan Hristiyan Demokratlar’dan Joseph Daul, biyo-yakıt karşıtı kampanyalara karşı uyardı.</p>
<p>Biyo-yakıt için kullanılan tarım ürünlerinin, toplam tarımsal üretimin sadece yüzde 2’sini oluşturduğuna dikkat çeken Daul, Avrupa’da tarım araştırmalarının genişletilmesi çağrısında bulundu. Şu anki teknolojik seviyeye göre, biyo-yakıt hedefinin tutturulabilmesi için AB’deki toplam tarım alanının yüzde 17’sinin kullanılması gerekiyor. Daul, bu oranın saman gibi atıklar kullanılarak önemli ölçüde azaltılabileceğini vurguladı.</p>
<p>Avrupa Parlamentosu’ndaki Sosyalist grubun başkanı Martin Schulz ise gıda fiyatlarını manipüle etmeye çalışan spekülatörlere karşı uyardı. Schulz, olup bitenin normallikten çıktığını ve gıda fiyatlarındaki yükseliş üzerinden muazzam bahisler döndüğünü belirterek, “Fiyatlar yükselsin ve kar etsinler diye tarım ürünleri sıkıntısı yaratmaya çalışıyorlar” diye konuştu.</p>
<p>AB vatandaşlarının gözünde suçlu ise onlarca yıldır fiyat garantileri veren, üretim fazlasını satın alan, ihracatı teşvik eden ve dev rezervler oluşturan Brüksel.</p>
<p>Avrupa Parlamentosu’nda liberal grubun başkanı Graham Watson, tarımda korumacılığın ve ihracat kısıtlamalarının sona erdirilmesini talep etti. Şu an yaşanan sorunun biyo-yakıt üretiminden değil, AB tarım politikalarından kaynaklandığını belirten Watson çözümün de biyoyakıtın terk edilmesinden değil, tarım politikalarında reformdan geçtiğini vurguladı.</p>
<p><strong>AB&#8217;nin Tarım Politikası</strong></p>
<p>Avrupa&#8217;da milyarlarca euroluk sübvansiyon, küçük çiftçinin cebine değil dev şirketlerin kasasına giriyor. Hızlı sanayileşme ekolojik tarımı öldürürken, tüketici daha fazla ödeyip, daha kötü besleniyor.</p>
<p>Almanya’da süt üreticileri mevcut süt fiyatlarıyla geçinemediklerini söyleyerek hükümeti protesto için sokaklara dökülüyor, Afrika’da pamuk çiftçileri dünya piyasalarındaki fiyatların düşüklüğü nedeniyle bir bir pazardan çekilmek zorunda kalıyor. Her iki durum da sübvansiyon sistemi ve uluslararası ticaret politikalarındaki çarpıklıkların bir sonucu.</p>
<p>AB&#8217;de otlaktaki her bir inek vergi mükelleflerine günde 2,5 euroya mal oluyor. AB nüfusu içinde geçimini tarımdan sağlayanların oranı yüzde 3’ü bulmazken, Birlik (AB) toplam bütçesinin yarısı tarım sübvansiyonlarına gidiyor. Afrika ülkelerinin çoğunda ise halkın yüzde 80’i geçimini tarımdan sağlamasına rağmen çiftçiler devletten sübvansiyon almıyor.</p>
<p>Aslında bu şartlar altında Avrupalı çiftçiler ve tüketicilerin dünyanın en şanslıları olması gerekiyor. Teorik olarak çiftçiler devlet desteğini arkasına alırken, tüketicilerin de ödedikleri vergiler üzerinden finanse edilen sübvansiyonlar sayesinde yeterli ve sağlıklı beslenme güvencesine sahip olması gerek.</p>
<p>Ancak sübvansiyon akışı böyle işlemiyor. Çünkü tarım teşvikleri küçük çiftçi ve tarım işletmelerinin değil, büyük fabrikalar ve gıda maddelerini işleyen, satıp pazarlayan büyük şirketlerin kasasına giriyor.</p>
<p>Tarım deyince Avrupalı tüketicinin kafasında oluşan, küçük aile işletmelerinden oluşan resim artık gerçeklerle bağdaşmıyor. Devlet sübvansiyonlarının sağlıklı beslenmeyi güvence altına aldığı öngörüsü de. Dünya tarım raporunun hazırlanmasında da görev alan, Tarımın Geleceği Vakfı’ndan Benedikt Haerlin şunları söylüyor:</p>
<p>“Günümüzde tüketici olarak, sanayi tarafından milyarlarca euro harcanarak yetersiz beslenmeye yönlendiriliyoruz. Gıda maddeleri için yapılan tüm reklamlar temelde sağlıksız yiyeceklerin reklamı. Tüketici olarak sorunumuz, artık dünyada yetersiz beslenen kadar hastalık derecesinde şişman insanın da bulunması.”</p>
<p><strong>Hızlı sanayileşme tarımı öldürüyor</strong></p>
<p>Sübvansiyonların dağılımına, pastadan en büyük payı kimlerin aldığına kısaca bir bakıldığında bunun nedeni de hemen anlaşılıyor. Küçük, geleneksel çiftçi işletmeleri değil, büyük tarım fabrikaları ve gıda sanayi. Büyük şeker ve süt şirketleri tarım ürünleri için verilen ihracat teşviklerini cebe indirirken küçük süt üreticileri hayatta kalma savaşı veriyor. Tarım ve iklim değişimi konularında uluslararası çalışmaları bulunan Dr. Susanne Gura sanayileşmenin yan etkilerine dikkat çekiyor:</p>
<p>“Sadece bir hayvanın ne kadar üretebileceğine baktık ve bu sanayileşme sarmalının içine düştük. Örneğin bir kuluçka tavuğu yılda 300 yumurta üretir, ya da bir inek 10 bin litre süt üretir dedik. Sanayileşmeyi geliştirerek bu sayıları daha da artırmaya çalıştık. Beraberinde başka ne tür sorunlar getirebileceğine bakmadan.”</p>
<p>Tüketici büyük bedel ödüyor</p>
<p>Bunun sonucunda vergi mükellefleri sadece sübvansiyonları cebinden finanse etmek, çevre ve iklim ile ilgili yan masrafları yüklenmekle kalmıyor, aynı zamanda kendi geçim masraflarının artmasına da doğrudan katkıda bulunuyor. İngiltere’de bir tüketici derneği 2002 yılında yaptığı araştırmada sübvansiyonların gıda fiyatlarındaki artış ve vergiler yoluyla tüketiciye maliyetini hesaplamış, dört kişilik bir ailenin gıda masrafının sübvansiyonlar nedeniyle ayda yüz euro arttığı sonucuna varmıştı.</p>
<p><strong>Dünya ölçeğinde adaletsiz dağılım</strong></p>
<p>ABD’de ise çiftçilerin yüzde 60’ı devletten hiçbir destek görmemesine rağmen, en zengin çiftçiler dilimindeki yüzde 10’luk kesim toplam devlet teşviklerinin yüzde 72’sini alıyor. Sonuç olarak gerek Amerika, gerekse Avrupa’da para kazanmanın yolu üretim ve hasattan değil, cebe indirilen teşviklerden geçiyor. Üretim fazlasının dünya pazarlarına akması, örneğin Afrikalı pamuk çiftçilerinin ise yaşam alanını elinden alıyor.</p>
<p>Afrika Komisyonu’nun Dünya Bankası rakamlarına dayandırdığı hesaba göre sübvansiyonların kaldırılması durumunda Afrika’nın pamuk ihracatı yüzde 75 artabilecek. Ancak sübvansiyonların kaldırılması sadece çevre bakanlarının değil, aynı zamanda tarım, maliye ve ekonomi bakanlıklarıyla güçlü lobilerin de üzerinde söz sahibi olduğu bir karar. Sanayi ülkelerinin sıkça bahsettiği serbest pazar ilkeleri küresel tarım piyasasında gerçekten geçerli olana kadar sübvansiyon politikalarının ağır bedelini gelişmiş ülkelerdeki tüketici ve üçüncü dünya ülkelerindeki küçük çiftçiler birlikte ödemeye devam edecek.</p>
<p>Halkın can güvenliğini ve sağlığını ilgilendiren gıda güvenliği sorununa Çin hükümeti öteden beri büyük bir önem veriyor. Gıda güvenliğinin sağlanması görevi sağlık, tarım, kalite denetimi, sanayi ve ticaret ile ilaç kontrolünden sorumlu 5 ayrı hükümet kuruluşu tarafından bağımsız ve aşamalı olarak yürütüyor. Bu sistemin belli avantajları bulunuyor, ancak yasanın birçok kuruluş tarafından uygulanması, sorumlulukların açıkça belirlenememesi ve denetim zincirindeki kopukluk gibi dezavantajları da beraberinde getiriyor. Çin bu karmaşıklığa bir son vermek düşüncesiyle ilgili hükümet kuruluşları arasında eşgüdüm sağlamak ve ortak ve tek bir tarım ve gıda güvenliği politikası yürütebilmek için Gıda Güvenliği Yasası çıkardı ve Gıda Güvenliği Komitesi oluşturdu. Peki Türkiye’nin bir gıda güvenliği stratejisi ve ilgili kuruluşlar arasında bir eşgüdüm var mı? Bu alanda Türkiye’de bir yetki dağınıklığından söz etmek mümkün mü? Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları, Le Monde Diplomatique Türkiye&#8217;nin sorularını cevapladı.</p>
<p><strong>Le Monde Diplomatique Türkiye: Yakın gelecekte Tarım Bakanı ve onun müsteşarı, acaba, Milli Güvenlik Kurulu toplantılarına davet edilecek mi? Yani Türkiye ne zaman, gıda güvenliğini milli güvenlik stratejisi kapsamında değerlendirecek?</strong></p>
<p>Vedat Mirmahmutoğulları: (Gülüyor&#8230;) Dünyada üç sene evvel 854 milyon insan aç yatıyordu. Bu sayı arttı, şimdi bir milyar insan aç yatıyor. Bunun yanında da, bir buçuk milyar insan aşırı beslenmeden dolayı sağlık sorunları yaşıyor. Aşırı yemeden dolayı sağlık sorunu yaşayan, çok ciddi kaynak tüketiyor. Neden? Birincisi o duruma gelirken kaynak tüketiyor, ikincisi bu problemden kurtulmak için, yediğinin bir kaçı kat fazlası kaynak harcıyor. Hem kendisine zulm ediyor, hemde o ülkenin ekonomisine. Nihayetinde dünyada gıda kaynakları sınırlı, dünya insanlığına da bir külfet oluşturuyor.</p>
<p>Böyle bir tezat ortamında da, gelişmiş ülkeler, dünya hakimiyetlerini sürdürebilmek için, önce enerji kaynaklarının arz yönetimini ve pazarlama yönetimini ele geçirme mücadelesine girdiler. Biliyorsunuz enerji uğruna neler yapılıyor, savaşlar veriliyor. Günümüzde de hala aynı. Şimdi ise su arzını ve talebini yönetmeye talip olmaya başladılar. Şuanki gidişat bu yönde. Bunun yanında insanlığı terbiye edecek en etkili unsur olan gıdanın arzının ve pazarının yönetimini ellerine geçirme çabasındalar.</p>
<p>Bombalarla, silahlarla, tanklarla terbiye edemedikleri insanlığı, gıda arzını ele geçirmek suretiyle terbiye etmek istiyorlar. Gıda arzını ele geçirme uğruna çok çeşitli senaryolar ortaya koydular. Zaman zaman petrol fiyatları durup dururken, 40 dolardan 140-150 dolarlara çıkıyor. Ne olduda petrol fiyatı 40 dolardan 140-150 dolara çıktı, fasil kaynakları mı kurudu? Yok, böyle bir şey yok.</p>
<p><strong>Veya, 140 dolara çıkmış petrol, tüm savaşlar ve anlaşmazlıklar halen devam ederken nasıl oluyor da tekar 40 dolara inebiliyor?</strong></p>
<p>Evet, petrol fiyatları buraya çıkarken ne oldu? Spekülatif karlar oluştu. Bu karlardan kimler yararlandı? Petrolün pazarlamasına hakim olanlar! Daha sonra dediler ki; &#8220;Bakın petrol fiyatları yükseliyor, alternatif enerji kaynakları önemli, buraya geçiş yapmalıyız&#8221;</p>
<p>Alternatif enerjiden de biyoenerjiye yönelmeye başladılar. Biyo nedir? Yağlı tohumlardan biyodizel üretirsiniz, buğday gibi ürünlerden de biyoetenol üretirsiniz.</p>
<p>Dünyada gıda üretimi azalmadığı halde bir suni gıda krizi pompaladılar. Suni gıda kriziyle ne amaçlanıyordu? Önce petrol fiyatları artmalıydı, sonra alternatif arayışlara girilmeliydi, biyoenerjiye yönelinilmeliydi, biyoenerjide kullanılan nihayet insanların gıda olarak kullandığı ürünlerdir. Gıda arzı azalmış gibi suni bir ortam oluşturuldu. Dendi ki; &#8220;gıdada ithalata bağımlı ülkelerin gıda maliyetleri yükselmeye başlar.&#8221; Eee ne olacak? &#8220;Genetiği değiştirilmiş ürünlerin önündeki engellerin kalkması lazım&#8221;</p>
<p>Bunun asıl espirisi nedir? Bunun espirisi şu: Biyoteknolojinin imkanlarını kullanarak, kendi kendinin neslini sürdüremeyen, yani hibrit, melez, ama bazı üstünlükler sağlayan, yani soğuğa karşı dayanıklı olabilen, veya parazitlere karşı dayanıklı olabilen, bazı genleri transfer ederek geliştirdikleri çeşitlerin önündeki engeli kaldırmaya çalıştılar. Sebep ne? Tohuma ihtiyaç duyacak milyonlarca çiftçiyi her yıl kendine bağımlı yapmak!</p>
<p>Normalde gıda üreticisi, ürününü üretirken içerisinden tohumunu ayırır, yiyeceğini de ayırır, geri kalanını pazara sürer. Ama onlar, milyonlarca çiftçinin her yıl kendilerine gitmesini istiyorlar. O artık fiyatlarla kendisi oynayacak, tekel olacak. Görüyor musunuz dünya nereye gidiyor? Şimdi burada yapılması gereken ne? Yapılması gereken, dünyanın nereye gittiğini çok iyi biliyor olmaktır. Üstelikte senin bu gidişattaki yerini tespit etmen ve nerede olman gerektiğini belirleyip oraya odaklanman gerekiyor</p>
<p>Bunun yolu da önce, sahip olduğun kaynaklarını biliyor olmaktan geçer. Dünyayı tanıyacaksın, neyin var neyin yok bileceksin, onların dünyadaki değeri nedir bileceksin. Altının üzerinde oturduğunuzun farkında olmayabilirsiniz! Türkiye gerçekten böyle. Türkiye biyo çeşitlilik açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Bakınız Avrupa kıtası 10 milyon kilometre kare üzerine kurulu. Türkiye&#8217;nin kaç katı, 14-15 katı. Burada toplam üretilen ürün 12 bin çeşit. Bunun içerisinde orjini Avrupa kıtası olan ürünün sayısı 2400. Türkiye coğrafi büyüklüğü itibariyle Avrupa&#8217;nın 15&#8242;te biri, ama üretilen ürün sayısı 12. 400, bunun yaklaşık 4.000&#8242;i de Türkiye orjinli. Bu çok kıymetli bir zenginlik.</p>
<p>İnsanlığın ana beslenme kaynağı buğdayın vatanı da Türkiye toprakları. 11 bin 500 yıldır burada buğday yetişiyor. Dünyada 8 tane yem merkezi var. Dünyanın yüz ölçümünü düşünün, Türkiye&#8217;nin yüz ölçümü dünyanın kaçta kaçı olduğunu tahmin edersiniz. 8 tane yem merkezinin üçü Türkiye&#8217;de. Türkiye öyle bir enteresan ülke ki, ben Sivaslıyım, Sivas&#8217;ta tohumu toprağa attığınız gün, kuş uçuşu</p>
<p>150 km ötede Adana&#8217;da aynı ürünün hasadı yapılıyor. Dünyanın hiç bir yerinde bu zenginlik yok. Tabii sera özelliği gösteriyor.</p>
<p>Siz bugüne kadar tek düze bir politika uygulamışsınız. Dünya kadarda destekler vermişsiniz. Demişsiniz ki; &#8220;ben buğdaya destek veriyorum&#8221;. Buğdaya destek vermişsiniz, toplam alanınız 25 milyon 600 bin hektar&#8230;.. Ekilebilir toprakların yarısını buğday için kullanırsanız, ozaman bu ülkede yetişebilecek diğer ürünlerin alanını azaltmış olursunuz.</p>
<p>Tükiye çünkü gerek biyo çeşitlilik, gereksede agroekolojikson, yani tarımsal faliyet için uygun olan zenginlik bakımından, orekültür tarımın da uygulanabileceği ender ülkelerden bir tanesi. 150 çeşit ürün yetişebilir Türkiye&#8217;de. Sizin 150 çeşit ürün yetiştirebilecek zenginliğiniz var, ama sadece buğdayı desteklemişsiniz, onun alanını genişletmişsiniz, buğdaydan fazla vermişsiniz, maliyiteniz yüksek, TMO&#8217;ya da demişsiniz ki &#8220;2&#8242;ye al 1&#8242;e sat&#8221;.</p>
<p>Aşırı buğday ekimiyle alanı işgal ettiniz, onun yerinde yetişecek yağlı tohum bitkisi olduğu halde, orada yetişebildiği halde onu da ithal etmeye başlamışsınız. Her yıl 1,5 milyar dolrlık yağlı tuhum ithal ediyorsunuz. Böyle bir güzel ülke, böyle yanlış bir politika uygulamasını hak ediyo rmu? Etmiyor!</p>
<p>Bunun üzerine biz ne yaptık? Önce kurumun derinlik analizini yaptık, kendimizi aynaya vurduk, sayın bakanla beraber göreve başladığımız zaman. Sayın Bakan 4 Nisan 2005&#8242;te göreve başladı. Ben de 5 Ağustos 2005&#8242;te göreve başladım. Derinlik analizi yaptık. Derinlik analizinde gördük ki, Türkiye kaynaklarını rasyonel kullanmıyor.</p>
<p>Bir şey daha tespit ettik. Gördük ki tarımın Türkiye&#8217;de entellektüeli yok. Kendisine entellektüel diyor ama aslında değil. Dikkat ediyor musunuz. hangi gazetenin köşe yazarları arasında, tarımda çalışmış yada müsteşarlık yapmış biri var mı? Yok.</p>
<p><strong>Gazetelerimizin magazin ilavesi var ama tarım ilavesi yok.</strong></p>
<p>Evet, niye yok? Halbu ki üç öğün, tarım ürününe muhtaçsınız. Eskiden Tarım Bakanlığı sadece tarımsal faaliyetlerden sorumluydu, şimdi gıdadan da sorumlu. Dikkat edin bütün sempozyumlarda, konferasnlarda tarım en sona konuyor. Ben hemen araya girip söz alıp &#8220;Siz hiç aç kalmamışsınız. Siz aç kalmış olsaydınız ilk açılışı bununla yapardınız.&#8221; diyorum açıkça. Dünya eğer kaynaklarını rasyonel kullanmazsa aç kalacak. Bunu dünya gayet iyi biliyor. Onun için gelişmiş tedbirler alıyor, gıda arzını ellerinde tutmaya çalışıyorlar. Hem kendi geleceği için, hem de dünya insanlarını yönetmek ve yönlendirmek için.</p>
<p>Şimdi Türkiye olarak biz, bu zenginliğimizin farkında olup, biyo çeşitliliğimizi koruyacak tedbirleri alıp, biyo çeşitliliği zengin olan ülkelerle bir pakt oluşurmamız lazım.</p>
<p><strong>Hangi ülkeleri kastediyorsunuz?</strong></p>
<p>Biyo çeşitliliği zengin olan ülkeler var, fakat bunları hemen bir başkaları yanına çekmeye başlamış. Onları Genetiği Değiştirilmiş ürünlerle kendilerine bağımlı yapmışlar: Afrika ülkeleri de bu açıdan son derece zengin Türkiye&#8217;nin uyandığı gibi onları da uyandırmak lazım. Biyo çeşitlilik Allah&#8217;ın bir lütfu, bu ülke için. Bir şehirde kıtlık, kuraklık, kriz oluyor, ihityaç olan gıdayı bir başka şehirden yetiştiriyorsun oraya. Doğu Avrupa&#8217;da, Kuzey Avrupa&#8217;da bir kriz olursa, hayvancılıktan başka hiç birşey yapılmaz. Üstten yağmur yağıyor, alttan ot bitiyor, bir de şaraplık üzüm yetişiyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de ise 150 çeşit ürün üretiyor.</p>
<p>Yaptığımız çalışmalar sonucunda gördük ki, bizim bu kaynaklarımızı rasyonel kullanabilmemiz için projeler geliştirmemiz gerekiyor. Bunun yasal alt yapısı hazır. Tarımla ilgili 12 tane temel kanun çıkarıldı. Tarım Bakanlığı&#8217;nın kanunu yoktu, tarımın kanunu yoktu. Tarım, kanun hükmündeki kararnamelerle idare edildi, şimdiye kadar. Tarım kanununu çıkarttık, tarım bakanına bir görev verdik. Dedik ki; &#8220;Tarım bakanlığı bölgesel veya havza bazında destekleme politikası uygulayabilir.&#8221;</p>
<p>Toprağı koruyacak bir kanun oldu. Toprak koruma ve arazi kullanma kanununu çıkarttık. Orada da tarım Bakanına bir görev verdik. &#8220;Tarım bakanlığı tarımsal toprakların kullanım planını da yapar&#8221; dedik.</p>
<p>Bu yasal düzenlemeyi de yaptıktan sonra 200 kişiden oluşan bir ekiple işe koyulduk. Ayrıca Ege Üniversitesi&#8217;nden, TOBB üniversitesinden, Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nden de hizmet aldık.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin 25.6 milyon hektar olan tarımsal topraklarını, 50 metreye</p>
<p>50 metre ebadında, yani 2,5 dönüme kadar inceledik. 30 yıl geriye doğru iklim yapısını ve topografyasını inceledik.</p>
<p>Çünkü topografya ve ilim, tarımda çok etkendir. Bunun bir de suyla buluşabileceğini inceledik. Gördük ki birbirinden farklı 190 çeşit havza var. Aynı özellikleri olanı bir havza adı altında topladık. Türkiye 190 zenginliğe sahip tarımda. Ve bunun yönetilebilirliğini, idari sınırlarla uyumunu da dikkate alarak 30 havza ana havzaya böldük. Şimdi Türkiye tarımda tek dize politika değil, 30 çeşit dev bir havza geliştirme imkanına sahip. Bütün mesele, tarımla uğraşanlara balık tutmayı öğretmeniz lazım. Onun normal şartlarda karlı olacağı imkanları hazırlamanız lazım.</p>
<p>Havzaları belirledikten sonra o havzayla örtüşen ürünleri belirledik. Örneğin A havzası&#8230; A havzasının toprak yapısını inceledik, iklim yapısını inceledik, topografyasını inceledik, suyla buluşabilirliğini inceledik ve orada, o şartlarda yetişebilecek en karlı ürünleri belirledilk.</p>
<p>Şimdi fındıktan başladık, 2010&#8242;da da hepsinden başlayacağız. Şimdi çiftçimize diyoruz ki, &#8220;Ey çiftiçim, senin muazzam bir zenginliğin var. Sen atadan görme, babadan görme faaliyetlerle bugüne kadar geldin ama bundan sonra senin karlılığını daha da yükseltmen mümkün. Şu toprağında, şu özellikteki bitkiler çok güzel yetişir. Bunu yetiştir, ben de sana destek vereceğim. DTÖ ve AB&#8217;ye olan taahhütlerimizi de dikkate alarak&#8230; &#8220;Sen bu havzada bu ürünü dikersen ben sana destek veririm&#8221; diyoruz. &#8220;Çünkü senin karlılığın da burada, Ülkenin karlılığı da burada. Ama sen ekmiyorum dersen,ü ekmezsin, karar senin.&#8221;</p>
<p>Eskiden beri söylenegelen üç tane söz vardır. Birincisi, tarımın politikası yoktur, ikincisi, tarımın envanteri yoktur, üçüncüsü, tarımsal üretimin projeksiyonu yoktur bu ülkenin.</p>
<p>Ama biz, ülke içinde ne var topladık. Yurt dışında bizim işimize yarayan ne var, onları da topladık. Beşyüz yirmiyedi milyon sekizyüzbin veriden oluşan bir tarım envanteri çıkarttık.</p>
<p>Bir model geliştirdik. Bu modelde verileri giriyorsun, 5 dakika sonra o havzada hangi ürünün yetişiceğini, bu ürünün dünyayla rekabet edebilirliğini, bu üründen çifçinin elde edeceği karı ve bunun yerinde daha önce ekilen geleneksel ürünle mukayyesini hemen ortaya koyar. Bir tanesini çıkarıyım isterseniz. Beşyüzyirmiyedi milyon sekizyüzbin veri demiştim ya&#8230; İklimle ilgili 21 milyon veri, tıoprakla ilgili 2.2 milyon veri, topografyayla ilgili 500 milyon veri, nüfus, hayvancılık ve diğerleriyle ilgili 5.000 veri, 160 ülkeyle ilgili gerçekleştirilen dış tıcaret verilerinin hepsinin toplanışı, bütün ÇKS kayıtları, toprak, topografya, iklim, arazi sınıflandırılması, OECD, FAO&#8230; ne varsa hepsinin verilerini almışız ve şu havzayı belirlemişiz.</p>
<p>Şu havzanın içerisindede 50 metreye</p>
<p>50 metre küçüklüğe kadar inmişiz. Demişiz ki burada ne yetişir? Burada ne yetişeceğini geliştirdiğimiz sistem vermiş. Demiş ki; orada pamuk ta yetişir, ayçiçeği de yetişir, mısır da yetişir, buğday da yetişir. Peki benim stratejik ihtiyacım ne? İnsanlarımı beslemek için buğday mı? Ne kadar? 15 milyon ton. 15 milyon ton buğdayı ben ülkemde yetiştiririm. Ama eskiden buğday ektiğim alana diğer ihtiyacımı ne ise onu yetiştirebilirim, ya da dünyada para eden, kar eden hangisi, mesela diyelim ayçiçeği. Ayçiçeğini yetiştiririm. Bir dekardan elde ettiğim ayçiçeğiyle, 10 dekardan elde ettiğim buğdayı alabiliyorsam eğer, neden ben buğday ekeyim kardeşim?</p>
<p>Tarımı ümmilikten kurtardık. Gıda güvenliğini daha tarla aşamasında halletmek üzere ciddi çalışmalar yaptık. Kullanılacak ilacı, reçeteye bağladık.</p>
<p>Bakınız, Osmanlı&#8217;nın toprak düzeniyle ilgili olarak, Japonya, ODTÜ&#8217;de 10 tane öğrencisine burslu doktora yaptırttı. Burada bir hikmet var, bu insanlar nasıl 600-700 yıl ayakta kalabildi? Ayakta kalırken de nasıl hep imparator oldu, yeni yeni alanlar fethetti. İnsanları da mutluydu&#8230; Kendinden olmayanlar insanlar da, onun şemiyesi altında yaşamayı &#8220;onur&#8221; addediyordu.</p>
<p>Biz bu modeli geliştirmeden önce ülkemizde 28 havzada çeltik üretimi yapılıyordu.. 28 havzada 80 bin hektar çeltik ekim alanı vardı. Biz çeltiği 2002 yılında 360 bin tondan aldık, şimdi 764 bin tona çıkardık. Bu Türkiye&#8217;nin tarihinde bir rekor. Fakat önemli olan rasyonel bir artı sağlamaktır. Havzayı inceledik ki, gerçekte çeltik havzası 16 tane olmalı, 28 tane değil. Nohut ekim alanlarından da 100 bin hektar alan tasarruf ettik. Alanı azaltmış olmamıza rağmen nohut üretimi daha da arttı, ayrıca tasarruf ettiğimiz 100 bin hektarlık alanalara da başka kıymetli ürünler ektirdik.</p>
<p>Bu çalışma bütün dünyanın dikkatini çekti. Neredeyse hergün, bir yabancı heyeti ağırlıyoruz. Bize bunu nasıl başardığımızı soruyorlar, öğrenmek istiyorlar. Bazı heyetlerde ise &#8220;kaygı&#8221; görüyoruz. Neden? Pazar kaygısı&#8230; Türkiye pazar olmaktan çıkıyor mu artık, bunu öğrenmeye çalışıyorlar.Türkiye, rekabet üstünlüğü sağlayarak, doğal şartların verdiği rüzgarı da arkasına alarak acaba bizi mi pazar haline getiriyor, bunu anlamaya çalışanlar da var.</p>
<p>Havza projesi son derece önemli bir çalışma.. Bunun ilk uygulamasını fındıkta yapmıştık.Neden fındık? Çünkü fındık üretimiz, dünya piyasa düzenini etkiliyor. Dünya fındık üretiminin %75&#8242;i bizden. Dünyada ticarete konan fındığın %85&#8242;i Türk fındığı. Yani İtalya fındığını kendi içinde tüketiyor, ihracata konu değil. Dünyada dolaşımda olan fınfığın %85&#8242;i Türk fındığı olunca, sen arz fazlasını aldığın zaman, dünyanın arz fazlasını almış oluyorsun. O zaman dünyadaki fındık seviyesini yukarı çekiyorsun, bunu sonunda da dünyadaki rakip ülkeler, rakip üreticiler sürekli alan genişletiyor. Kimin parasıyla? Sizin, benim vergilerimizle. Çünkü 3 yılda TMO&#8217;dan 2.8 milyar TL’lik fındık dağıtılıyor. Kanuna rağmen, şimdiye kadar politikacılar, sürekli alan genişletmesine göz yummuşlar, alan genişletenin ürettiği ürünü satın alarak da ona ilave imkanlar sağlamışlar.</p>
<p>Halbuki 1983’te çıkan yasa diyor ki &#8220;fındık alanları şunlardır, bu 83 alan dışında fındık üretilemez.&#8221; Ama siyasi kaygılarla ürettirilmiş.</p>
<p><strong>Peki, Tarım Bakanlığı Cumhuriyet kurulduğundan beri var. 80 yıldır, hem siyasiler, hem bürokratlar ne yapmış?</strong></p>
<p>Ben 1975 yılında mezun oldum, 1975’ten 2000 yılına kadar Tarım Bakanlığı’nda çalıştım. Kafamda bir tane iz bırakan şey var: Kadük olmak! Türkiye’nin ihtiyacı olan kanunları hazırlardık, gönderirdik Bakanlar Kurulu&#8217;na. Bunların bir kısmı ya Bakanlar Kurulu aşamasında, bir kısmı Komisyon Kurulu aşamasında ya da genel kurul aşamasındayken hükümetler değişir, kanunlar kadük olur, geri gelir, iade edilirdi.</p>
<p>Biz tarımla ilgili 12 tane temel kanun çıkardık.</p>
<p>Bir tanesi arge yasası. ARGE kanunuyla ne getirdik biliyor musunuz? Birincisi ARGE&#8217;ci bir çeşit geliştirirse, geliştirdiği çeşidin gelirinin %50’si ona ait. Bu oran Amerika ve Avrupa’da %4’tür.</p>
<p>ARGE&#8217;cinin alın terini mirasa da konu ettik. Eğer ARGE&#8217;ci vefat ederse, onun geliştirdiği çeşitten elde edilen gelirin %50’si yavrusuna gider. Tabi herkes şaşırdı. Şimdi TÜBİTAK projelerinde Tarım Bakanlığı birinci. Türkiye 1710 çeşit geliştirmiş. Ülkede geliştirilen çeşitin %90’nı Tarım Bakanlığı’nın araştırma enstitülerinde, sadece %10’nu üniversitelerde geliştirilmiş. Oysa Kamu ARGE&#8217;sine ayrılan kaynağın %91’ni üniversiteler tüketiyor. Üniversiteler araştırmaya ayrılan kaynağın %91’ni tüketirken, bu kaynağın geri dönüşü yok kardeşim, nerede bu para?</p>
<p>Sayın Başbakan&#8217;ın başkanlığında Bilim ve Teknoloji toplantılarına her zaman katılıyorum, 2002’de TÜBİTAK’a ayrılan kaynak 270 milyon TL’yken, şimdi 1 milyar 350 milyon TL. Bilim ve teknlojiaraştırmalarına olan destek çok ciddi şekilde arttı ama hala daha Türkiye, OECD ortalamasının çok gerisinde. OECD&#8217;de bir milyon kişiye düşen patent sayısı yılda 54’tür, Türkiye’de 0.5&#8242;tir</p>
<p>Mesela bir kıyaslama yapmak açısından örnek vereyim, Güney Kore, ARGE&#8217;ye 1 milyon dolar kaynak ayırır, Türkiye de aynı parayı ayırır , Türkiye bu kaynakla 0.17 patent elde ederken, Güney Kore aynı kaynakla, Türkiye’nin 32.4 katı patent elde eder.</p>
<p>Annemin bir lafı vardı: &#8220;Oturduğunuz ahır sekisi, çağırdığınız İstanbul türküsü&#8230;&#8221; derdi. Yani siz hem fakirim diyorsunuz, hem de kaynağı verimsiz kullanıyorsunuz. Ama Güney Kore aynı parayı sizden 32.4 kat daha verimli kullanıyor.</p>
<p>Neden biliyor musunuz? Üniversitelere çeki düzen verilmesi gerekiyor. Üniversitede akademik kariyer yapabilmek için uluslararası saygınlığı olan hakemli derglerde yayınlanan makale sayısı önemlidir. O da endüstri haline gelince, onu da ele geçirdiler, şimdi para kırıyorlar.</p>
<p>Burada şöyle bir şart getirmek lazım; Üniversitede doçent olabilmek için araştırma yapılıyor ya, bu araştırmanın endüstriye aktarılır patente dönüşmesi lazım, hiç değilse %10’nunun. İşte o zaman üniversitede bilim adamından başka hiç kimse kalmaz. Sonuç almayan araştırmayla hiç kimse profesör olamaz.</p>
<p>Türkiye&#8217;de 25 tane Ziraat fakültesi var ama Almanya&#8217;da sadece 5 tane. Almanya&#8217;da veteriner fakültesi 5 tane, Türkiye&#8217;de 27 tane var. 80 tane de hayvan sağlığı yüksek okulumuz var.</p>
<p>Bunlar sürekli hoca talebi oluşturuyor. Hocalar da rahat rahat profesör oluyor, doçent oluyor. Ama benim çocuğum, ehil olmayan, oraya hakkıyla gelmeyen, araştırma sonuçları hiç bir şey ifade etmeyen hocaların elinde yetişiyor. Çocuklarımız buraladan hiç birşey almadan çıkıyor, bunun sonucunda da çiftçiden kaçıyor. tarladan kaçıyor. Çünkü güç, önce Allah&#8217;ın, sonra bilginindir. Korku da bilgisizliğindir. Bilgisizliğin korkusu kadar afat bir korku yoktur.</p>
<p>Sen insanı bilgili kılacaksın ki, insan onurlu, güçlü olsun.</p>
<p>Onurlu olmak için bağımsız olmak lazım, bağımsız olmak için teknoloji geliştirmek lazım, teknoloji geliştirmek için de ARGE yapmak lazım.</p>
<p><strong>Biyoyakıta olan yönelim, tarımı, uluslararası güç merkezlerinin elinde bir araca dönüştürecek gibi..</strong></p>
<p>Dünya gıda arzını ele geçirme mücadelesi aynı zamanda alternatif enerji kaynağı olan biyo enerjinin arzını da ele geçirme çabasıdır. Daha önce bahsettiğim GDO&#8217;lu ürünleri yayarak, doğal biyo çeşitliliği yok edecek bir hale gelirseniz, o zaman bunların tohumuna muhtaç olacaksanız, arz bunların elinde olacak, enerjinin ham maddesi de bunların elinde olacak. Bütün bunların çözümü, ARGE yapacaksınız, teknolojide güçlü olacaksınız ve güçlü biyo çeşitliliği olan ülkelerle iş birliği yapacaksınız.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin temel problemlerinden birisi ağır işleyen bürokrasi sistemi. Geldik, gördük ki mevcut bu bürokrasiyle Türkiye&#8217;yi kalkındırmak mümkün değil. Çünkü bürokraside, vatandaş işe giriyor, girinceye kadar kırk takla atıyor, girdikten sonra da &#8220;ben devletim&#8221; diyor. Devletin bütün gücünü, imkanını; kendi bilgisizliğini, tecrübesizliğini, beceriksizliğini örtmede kullanıyor ve zulum ediyor. Neden? Çünkü sistem, performans kriterine göre değerlendiripte onun işine son veremiyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de samimi bir demokrasiye inanç yok. Demokraside en büyük güç Allah&#8217;tan sonra milletin seçtiği iktidardır. Milletin seçtiği iktidarın sorumluluğu da fazlaca büyük, görevi de korkunç derece büyük. Çünkü millete tekrar hesap verme durumunda olan birtek o. Bürokrasi millete hesap vermiyor, sıkıntı burada. Bürokrasi siyasete de hesap vermiyor.</p>
<p>Siyaset getiriyor müsteşarı, üç kişinin dudağının arasında, Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı&#8230; Diyor ki; ben senden daha fazla performans bekliyorum, çünkü ben bu millete hesap vereceğim. Kendisini başarılı kılsan zaten, senden neden uzaklaşmak istesin? Siyasi iktidarlar başarılı olmak için vardır. (Le Monde Diplamatique Türkiye)</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.karasaban.net/bakan-sov-pesinde-degil-ciftcinin-hizmetindeymis/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bakan şov peşinde değil, çiftçinin hizmetindeymiş!..'>Bakan şov peşinde değil, çiftçinin hizmetindeymiş!..</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/ziraat-bankasi-ciftcinin-degil-aganin-dostu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Ziraat Bankası: Çiftçinin değil ağanın dostu'>Ziraat Bankası: Çiftçinin değil ağanın dostu</a></li>
<li><a href='http://www.karasaban.net/sosyal-avrupa-icin-daha-cok-ciftci/' rel='bookmark' title='Permanent Link: &#8220;Sosyal Avrupa için daha çok çiftçi&#8221;'>&#8220;Sosyal Avrupa için daha çok çiftçi&#8221;</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karasaban.net/le-monde-diplomatique-avrupada-milyarlarca-euroluk-subvansiyon-kucuk-ciftcinin-cebine-degil-dev-sirketlerin-kasasina-giriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
