Ahmet ATALIK*
Ülkemizde 2001 yılında çıkarılan Şeker Yasası ile Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) üretimine kota uygulandığından bu yana şeker pancarı ile mısır arasındaki rekabet daha ciddi boyutlara ulaşmıştır. Hatta sektördeki kimi aktörler 2003 yılında şeker pancarı üreticisi ile mısır üreticisini birbirine düşürmeye kadar işi ileri götürmüşlerdir. Okumaya Devam »
Ali Ekber YILDIRIM / TARIM DÜNYASINDAN
Türkiye’de çiftçi olmak çok zor. Hem dünyanın en pahalı girdileri ile üretim yapacaksın, hem ürettiğini yıllarca aynı fiyata satacaksın.
Kullandığın girdiler yüzde 100 artacak, buna karşılık alacağın destekleme primi sadece 1 kuruş artacak. Okumaya Devam »
Arca ATAY
Mikroorganizmaların, böceklerin, bitkilerin ve hayvanların yaratılışlarından itibaren milyonlarca yıldır, kendi evrimsel sürecinde gelişen ve değişen genetik özelliklerine yapılan müdahaleler, çok da geniş olmayan bir yelpazede, ancak insanlığın gereksinim duyduğu en önemli ürünler üzerine yapılmaktadır. Örneğin küresel biyoteknolojik ürün alanlarının çoğunu, pestisit tolerans ve bakteri genleri aşılanmış soya, pamuk, kanola ve mısır, Okumaya Devam »

Dr.Pınar NACAK
2000’li yılların başı, üretimin tüketimi karşılama oranının % 80’lerin altına inmeye başladığı aynı zamanda üretimin yüksek verim ve resmi istatistikler sayesinde arttığı dönem, pamuk için alarm zillerini çalmaya başlamıştık aslında. Bu süreçte, sübvanseli fiyatlarla, sıfır gümrük vergisi ile pamuk ithalatı hızla artarken, artan girdi maliyetleri, azalan hasılalar ve tabii mevcut politikalar nedeniyle yerli pamuk can çekişmeye başlamıştı. Okumaya Devam »

Haydar Karsan*
AKP hükümetince Karadeniz bölgesinin en önemli tarım ürünü fındıkta gerçekleştirilen “emeğe darbe” siyasetine karşı, çiftçilerde oluşan isyan çığ gibi büyüyor.
Tepkiler henüz kitlesel düzeye erişemese de, üreticilerin her birinde şiddetli öfke nöbetlerine yol açan tepkiler, AKP’ye oy vermiş Okumaya Devam »
Adnan Çobanoğlu
‘24 Ocak 1980 Kararları’ olarak bilinen ‘ekonomik istikrar tedbirleri’ ekonomik sistemde köklü değişiklikler yapmak için uygulamaya konulmuştu. Ancak bu değişiklikler nedeniyle toplumun büyük bir kesimi zarar göreceğinden dolayı normal hükümet koşullarında bu kararın yaşama geçirilebilmesi de oldukça güçtü. Dünyanın değişik ülkelerinde benzeri kararları uygulayabilmek ancak dikta rejimlerinde mümkün olmuştu. Okumaya Devam »
” bazı ülkelerde insanlar karınlarını doyurabilmek için çok fazla emek harcamaları gerektiği ortaya çıkmıştır. ABD’de bir kişi 1 kg buğday için 1.3 dakika, 1 kg pirinç için 1.5 dakika, ve 1 kg peynir için 16.2 dakika çalışırken, Burundi’de 1 kişi, 1 kg buğday için yaklaşık 1 iş günü, 1 kg pirinç için 1 iş günü ve 1 kg peynir için ise 13 iş günü çalışmak zorundadır.”
Dr. İ. Pınar NACAK -Mustafa YAĞCIOĞLU Okumaya Devam »
Koray Çalışkan
Dünya Bankası (DB) çeyrek yüzyıl sonra Dünya Gelişme Raporu (WDR) için yine tarımı seçti. En son 1982’de WDR’yi tarıma odaklı hazırlatan banka, tarımsal gelişme için neoliberal yönelimi savunmuş, sınıflararası güç dengesizliğinin değil, verim düşüklüğünün, Okumaya Devam »

Ekin Kurtiç- Abdullah Aysu
Birçok ülkede tohumlarımızı hızla kaybediyoruz, tarım bilgimiz bitiyor ve çokuluslu şirketlerin kârlarını artırmak için onlardan tohum satın almak zorunda bırakılıyoruz. Bu şirketlerin GDO ve mono-kültür tarımı yapması birçok türü ve çeşitliliği yok ediyor…. Okumaya Devam »
Ekin Kurtiç- Abdullah Aysu
Sorun her yerde aynı. Köylüler olarak mücadelemiz toprağın ve köylünün sömürülmesine karşı. O çok övülen serbest piyasa ve ticaret anlaşmaları da köylülere sadece yoksulluk getirdi, ama köylülerin her gün ulusal ve uluslararası mücadelesi sürüyor….
Tanıklıklar: Okumaya Devam »