FİLİSTİN’DE ÇİFTÇİ OLMAK/Abdullah AYSU

Yazan Abdullah Aysu 1 Haz, 2010 tarihinde dosyalanan yer Abdullah Aysu. Bu yazıya olan tüm cevapları burdan izleyebilirsiniz. RSS 2.0. Geri beslemeleri buradan izleyebilirsiniz

Hamas’ın Gazze’de seçimleri kazanıp yönetime gelmesinin ardından üç yıldır Gazze’ye ambargo uygulanıyor. Abargo uygulayan İsrail ve Mısır.

Ambargo nedeniyle Filistinliler yoksunluk çekiyordu. Filistinlilere yaşatılan yoksunluğa bir miktar merhem olmak ve biraz Gazze’de yaşanılanlara/yaşatılanlara dikkat çekmek için yola çıkan gıda, giysi ve ilaç yüklü gemilere İsrail uluslararası sularda bütün dünyanın gözü önünde saldırdı. Somalili korsanları aratır biçimde İsrail devleti cinayet işledi. Şu an tüm gözler İsrail’e çevrili. Ortam gergin. Ben Filistin çiftçilerinin yılın dört mevsiminde İsrailliler nedeniyle yaşadıkları gerginliği, kaygı ve kederi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Evet, Filistin’de tarımsal üretim yapılıyor. Ancak Filistinlilerin ürettikleri karınlarını doyurmaya yetmiyor. Başka bir deyişle gıdada kendilerine yeterli değiller. Dünya Bankası verilerine göre Gazze ithalatının yüzde 76’sı tarımsal ürün. İsrail, Gazze’ye her ay sadece 99 kamyon gıda maddesi girmesine izin veriyor. İsrail tarafından girmesine izin verilen bu malzemelerin ilk iki kalemini insan ve hayvan gıdası oluşturuyor.

Filistinli çiftçiler sulu ve kuru tarımın her iki tarzını uyguluyorlar. Filistinli çiftçiler zeytin, muz, limon, portakal, salatalık, patlıcan ve buğday üretiyorlar. Gazze’de ihracata yönelik olarak çiçek ve çilek de yetiştiriyorlar. Tarımın yüzde 15’i Filistin tarafından üretiliyor. İsrail baskısı olmazsa aslında daha fazlasını üretebilir Filistinliler.

Filistinliler üretim yaparken sürekli kaygılı ve gergin oluyorlar. Çünkü bir yandan doğanın yaşatacağı olumsuzluklardan kaygı duyuyor diğer yandan İsraillilerin baskılarına katlanmak zorunda kalıyorlar.

İsrailliler hem Filistin tarafında hem de kendi taraflarında üretim yapabiliyorlar, bu hakka sahipler. Ancak Filistinlilerin böyle bir hakkı yok! Ayrıca İsrailli çiftçiler devletleri tarafından ekonomik olarak destekleniyor. Devletleri tarafından desteklenen İsrailli çiftçiler ürünleri ucuza mal edebiliyor ve Filistinli çiftçilerden daha ucuza satabiliyorlar.

Filistinli çiftçiler de örgütlüler. Filistinli çiftçilerin örgütleri; Muz Birliği, Zeytin Birliği gibi Birlikler. Filistin bu örgütler aracılığıyla çiftçilere yalnızca teknik eğitim desteği verebiliyor. Birliğe üye olan çiftçilere birlikler parasal destek veremiyor. Sadece bilgi ile yönlendirmeye çalışıyor. Birlikler alım da yapamıyor. Her çiftçi kendi ürettiği ürünü kendisi satmak zorunda. Evet, Filistin yönetimi her konuda çiftçilerine tarımsal destek veremiyor. Destek alamayan Filistinli, çiftçi de İsrailli çiftçi ile rekabet edemiyor. Bu nedenle Filistin kırsalından çok göç var.

Zeytin ağaçları Filistinliler için çok önemlidir. Zeytin Filistinlileri bir arada tutar. Bunu bilen İsrail Filistinlilerin zeytin ile bağını koparmak için tam da hasat dönemlerinde saldırırlar. Amaçları yıldırmak, onları birbirine bağlayan, bir arada tutan zeytini azaltmak, üretimi engelleyerek dağıtmaktır.

Filistinlerin zeytin ile bağını koparmak için İsraillilerin uyguladıkları bir başka yöntem de sivil işgaldir. İsrailliler boş bölgelere önce gelip yerleşiyorlar. Yerleşimin ardından zeytin ağaçlarını kesmeye başlıyorlar. Ağaçları kesme bahaneleri de; yol açma, yol genişletme, duvar örme vb. 2000-2008 yılları arasında İsrailliler 1,5 milyon ağacı böyle ortadan kaldırdılar.

İsrailliler sadece zeytine gidene saldırmıyorlar. Su konusunda da çok saldırganlar.

İsrailliler suyu kendilerine ait bir mülk olarak görüyorlar. Yerler ve topraklar Filistinlilerin, fakat sular İsrail’e ait görülüyor ve bu ön kabulle hareket ediyorlar. Sadece yer altı sularını değil yağmur sularını bile kendilerinin diye düşündükleri için engelleme hakkı buluyorlar kendilerinde. Yağmur yağdığında suyun önüne duvar veya başka türden bir toplama yoluna giden Filistinlilere vahşet uygulamayı kendilerinde hak olarak görüyor İsrailliler. Mesela İsrailliler sondaj yapabiliyor ama Filistinlilerin böyle bir hakkı yok. İsrail’in devlet politikası olan bu türden uygulamalarının nihai amacı Filistinlilerin yaşamsal ihtiyaçlarını ve doğayla ilişkilerini denetleyerek Filistinlilerin ruhsal, düşünsel ve bedensel yaşamları üzerinde iktidarlarını pekiştirmek isteğidir.

Yanıtla

*
Amaç dışı kullanımı önlemek için resimde yazılı olan yazıyı soldaki kutuya tekrar yazınız. yazılı sözcüğü görmüyorsanız dinlemek için tıklayınız.
Click to hear an audio file of the anti-spam word