Ödemeler gecikiyor… Rekolte düşüklüğüne neden olmayın!

1612.jpgÇiftçi Sendikaları Konfederasyonlaşma Platformu Sözcüsü ve Hububat Üreticileri Sendikası Genel Başkanı Abdullah Aysu bu yılki hububat alımlarıyla ilgili basın açıklaması yaptı:
TMO’nun bu yılki hububat alımı geçen yıllara göre çok düşük seviyede kaldı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) 2007 / 2008 Dönemi Hububat Alım Kampanyası şöyle gerçekleşmiştir. Buğday alım 121.703 ton, hububat alımı 124.488 ton, toplam emanet alım 607.060 ton.
Geçen yıl (2006), 15 Eylül itibarıyla TMO namı hesabına yapılan hububat alımı 2 milyon 189 bin ton, emanet alımı ise 258 bin tondu. TMO’nun alım politikalarına baktığımızda önceki yıla göre çok düşük. Türkiye hububat rekoltesi ile dünya rekoltesinde bir yükselme olmadığı gibi stoklar da hızlı bir erimektedir.
Dünya 2007 arpa üretim tahmini 142,7 milyon ton, tüketim ise (tahmini) 145,6 milyon ton. Stok tahmini 21,8 milyon ton. Son yıllarda stokların hızla eridiği bilinmektedir. Türkiye 2007 yılı hububat üretim tahminleri; buğday 16 milyon ton, arpa 7,4 milyon ton, mısır 3,6 milyon ton. Eldeki bu verilere bakıldığında hayvanlar için vazgeçilmez besin olan arpa ve insanların temel gıdası olan buğday üretimi ve stoğu S.O.S veriyor. (1)
TMO halkımızın ana besini olan buğdayı yurtiçinde (kendi buğday üreticilerimizden) alım yaparak temin etmemiş, üretici ve tüketici çıkarına olacak tarzda piyasayı düzenleme yoluna başvurmamış, tüccar ve sanayicinin lehine piyasadan çekilmiştir.
Üreticiler tarafından piyasaya sürülen buğdayı iki elin parmaklarına bile erişemeyecek sayıda tüccar ucuz bir fiyata alıp stoklamış, hükümet alım piyasasından çekilmekle bu az sayıdaki tüccarın “vurgun vurmasına” zemin oluşturacak tarzda bir politika izlemiştir. Çiftçi örgütleri ve uzmanların, rekolte düşük olacak, kuraklık var uyarılarına hükümet kulaklarını tıkamış, gerekirse dışardan ithal ederiz politikası gütmüştür.
Ancak kuraklık ülkemizi olduğu gibi dünyadaki pek çok başka ülkeyi de olumsuz etkilemiş, ülkemizde buğday üretimi yaklaşık %13 oranında azalmış, Kanada, Avustralya gibi büyük buğday ihracatçıları da kuraklığın etkisiyle üretimde rekolte düşüklüğü sorunuyla karşı karşıya kalmıştır. TMO, buğday ithalatına kalkışsa dahi buğday bulmakta zorlanabilir, ayrıca dünyada buğday üretiminin azlığından dolayı fiyatlar çok yüksek olacak; şu anda dünyada buğdayın kilo fiyatı 500 lirayı aşmış durumda.
Hasat döneminde çiftçilerin ürettiği buğdayın fiyatlarını dünya fiyatları düşük olacak öngörüsüyle düşük belirlemiş ancak kuraklık nedeniyle dünya buğday rekoltesi düşünce dünya fiyatları yükselmiş, buğday üreticisi çiftçilerimize kandırılmışlık duygusu yaşatılmıştır.
Hükümetin yanlış öngörüsü sonucu buğdayını düşük fiyatla elden çıkarmak zorunda kalan çiftçilerimizin mağduriyetini telafi edecek bir ödeme yapma yoluna da hükümet gitmemiştir. Hükümetin yanlış öngörüsünün üzerinden yerli ve yabancı buğday tüccarları kazançlarına kazanç katarken çiftçiler ve ülke ekonomisi zarar görmüştür.
Özetle TMO, yasalarla kendisine verilen piyasayı düzenleme görevini yerine getirmemiş, buğday gibi stratejik bir üründe yeterli stoğu yapmamıştır. Emanet alımlarının geçen yıllara oranla artırılıp stok alımlarının azaltılması TMO’nun piyasayı regüle etmekten vazgeçip meydanı tüccarın eline bıraktığının kanıtıdır.
Hükümetin bu yanlış politikaları sonucu TMO piyasayı düzenleyecek oranda alım yapmayarak görev kusuru işlemiş, kendi buğday üreticisi çiftçimizi mağdur etmiş, yurttaşlarımızın ana besin kaynağı buğday konusunda sorumsuz davranmış, Osmanlı padişahlarının bu konuda gösterdiği hassasiyeti bile AKP Hükümeti göster(e)memiştir.

Hububat Üreticileri Sendikası olarak; üretici ve tüketiciye yönelik politika ve çabalardan uzak duran hükümeti uyarıyoruz. Çiftçi bu kez de parasızlıktan tarlaya inemiyor. Ekim yapamıyor. Yukarıda söylediğimiz yanlış politikalar ve kuraklığın neden olduğu verim kaybı nedeniyle çiftçi borçlu. Borcunu ödeyemediği için mazot, gübre ve tohum temin edemiyor. Tarlaya tohumunu saçmaya gidemiyor. Tarlaların çoğunluğu bu nedenle boş. Bu durum yanlış politikalar, kuraklık sorunlarının yanına şimdide geç ekimin neden olacağı verimlilikte düşüşler yaşanacak.
Çiftçilere hükümetin yanlış öngörüsü sonucu belirlediği düşük fiyatın telafisi ile birlikte verilmesi gereken sertifikalı tohum desteği, doğrudan gelir desteği hemen şimdi geciktirilmeden verilmelidir. Verim düşüklüğüne geç davranmak yani çiftçilere zamanında ödeme yapmayarak artmasına neden olmayın.
Saygılarımızla.

Abdullah Aysu
Hububat Üreticileri Sendikası
Kurucu Genel Başkanı

(1) Rakamlar: Uluslararası Hububat Konseyi’nden derlenmiştir.

Abdullah Aysu Eki 22nd 2007 03:42 pm Haber Arşivi No Comments yet Trackback URI Comments RSS

Bir yorumda bulunun

*
Amaç dışı kullanımı önlemek için resimde yazılı olan yazıyı soldaki kutuya tekrar yazınız. yazılı sözcüğü görmüyorsanız dinlemek için tıklayınız.
Click to hear an audio file of the anti-spam word