TEKEL’İN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE NEDEN KARŞI OLMALIYIZ
Abdullah Aysu
Türkiye’de 5001 köyde tütün ekimi yapılmakta, tütün üretici aile sayısı ise 575.796 dır. Ekicilerin 303.054′ü Ege, 15.939′u Marmara, 93.442’si Karadeniz, 26,479′u Doğu, 136.882’si (1999) Güney Anadolu Bölgesi’nde bulunmaktadır.
Özelleştirme sonrası bu tütün üreticilerinin çoğu artık tütün üretemeyecek, kentlere göç etmek zorunda kalacaktır. Ancak sulu araziye sahip olan çiftçiler sözleşmeli çiftçilikle yeniden oluşacak olan “reji ve kolcuların” belirleyeceği koşullarda üretim yapabileceklerdir. Ayrıca özelleştirme sonucu, yerli tütünden imal edilen sigaralar üretilmeyecek bunun neticesinde en az 40 bin ton tütünün üretilmesinden vazgeçilecektir.
Ege tütünü yabancı harmanlı sigaraların dolgu maddesi olarak ihraç edilebilecekken, Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde tütün üretimi kesinlikle ortadan kalkacaktır. Bu iki bölgemizde tütün eken üretici aile sayısı 230.324 olup, her aileyi de ortalama 6 kişi kabul ettiğimizde 1 milyon 400 bin kişinin işsiz ve aşsız kalması demektir.
Ayrıca TEKEL özelleştirildiğinde; ülke ekonomisi zarar görecektir. Çünkü;
• Tekel devlet için altın yumurtlayan tavuk olduğundan yerine koyacağımız başkaca bir gelir kaynağı olmadığından satışı halinde devlet zarar etmiş olacaktır.
• Pazarda serbest rekabet değil, tartışmasız bir yabancı tekelleşmesi olacağından Sigara üretimi ve pazarlama inisiyatifi yabancı şirketler geçeceğinden,
• Bu kuruluşların özelleştirilmesi milli ekonomiye bir katkı sağlamayacaktır. Özelleştirmeden doğacak en önemli mali sonuç, özelleştirilecek fabrikalarda üretilecek sigaraların satışından sağlanacak karın tamamının yurtta kalması yerine, hisseleri oranındaki bölümün yabancı tekeller tarafından yurt dışına transfer edileceğinden,
• Devletin bu kuruluşlardan sağladığı karı yabancı tekellere şirketlere terk etmesi yada onlarla bölüşmesi için haklı sayılabilecek hiçbir neden olmadığından,
• Destekleme alımları kaldırılarak tütün üreticileri yabancı tekeller şirketlerin insafına terk ediliyor. Ekici tütün piyasasının kontrolü yabancı şirketlere geçeceğinden,
• Şark tütünü daha az verimli ve meyilli arazilerde yetişiyor. Onun yetiştiği yerde çiftçinin başka ürün ikame etmesi mümkün değil. Bu da ülke genelin de 3 milyon insanın işsiz kalmasına neden olurken ABD tütün üreticilerinin üretimine devamlılığı bu yolla sağlanacağından,
• Başka bir anlatımla TEKEL’İN Yabancı tekeller şirketlere, Türkiye tütün üreticisinin ABD tütün üreticisi için feda edileceğinden, -Türk tütünü kendi ülkesinde sigara pazarından kovulacak ve en az tüketilen tütün durumuna düşeceğinden,
• Tekel’in sigara fabrikalarında ve atölyelerin de çalışan işçilerin gelecek güvenceleri yok olacağından,
• Tekel’in az gelişmiş bölgelerdeki işletmelerinin kapanması ile o bölgelerde işsizlik ve gelir dağılımı sorunlarının ağırlaşmasına yol açacağından,
• Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan savaş ve uygulanan IMF ile Dünya Bankası politikaları hayvancılığı, Tekelin özelleştirilmesi de tütün ekicilerini yok edeceğinden,
• Ağır alkollü içkilerin özel kişilerce üretilmesi halinde, denetimsiz kalan bu sektörün tıpkı sigara gibi ülkede alkol tüketimini arttıracağı, alkolden kaynaklanan sağlık sorunlarının artmasının yanında, ölümcül sonuçlar getiren kaçak ürünlerin de önüne geçilemeyeceğinden,
• Yabancı sigara üreticilerinin, nikotinin bağımlılık yapıcı etkisini arttıran ve insan sağlığına zararlı, ölümcül hastalıklara yol açan katkı maddelerinin kullanıldığı kendilerince de ikrar edilmiş olan ürünlerinin, piyasaya hakim olacağından,
• Kadınlarımızın, gençlerimizin hatta çocuklarımızın bile sigara bağımlısı haline geleceğinden,
• Toplumsal sağlığın bozulacağı ve gerek hastalıkların tedavisi ve gerekse sağlık hizmetlerinin satın alınması için yurt dışına katrilyonlarca lira kaynak aktarılacağından,
• Kar eden TEKEL’İ de üste vermiş olacağımızdan…
İşte bütün bu nedenlerden ötürü TEKEL’in özelleştirilmesine; yurttaş olarak karşı olmalıyız, üretici olarak karşı olmalıyız, çalışanı olarak karşı olmalıyız!…
10 Eylül 2001 / İNADİNA




