ZEYTİNCİLİĞİMİZ VE “POLİTİKALARIMIZ”…
Abdullah Aysu
Maden Yasası ve Zeytinlikler…
Maden Kanunu’nda yeni değişiklik yapılmak istenmektedir. Yeni Tasarıya göre, 3573 sayılı Zeytinliklerin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunu’un başına “yeraltı servet ve kaynaklarının işletilmesine yönelik faaliyetler hariç olmak üzere” ibaresinin eklenmesi çalışmaları yürütülmektedir.
Yasa ile yapılmak istenen değişiklik:
Madde–22: 26.1.1939 tarih ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanunun Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi ve Yürürlükten Kaldırılması Hakkındaki Kanunun 20′nci maddesinin birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Yeraltı servet ve kaynaklarının işletilmesine yönelik faaliyetler bu uygulamadan muaftır.
Zeytinlik sahası içinde; taş çakıl, kireç ocağı faaliyetleri yürütülemez. Bunların dışında madencilik faaliyetleri Bakanlığın izni ile yapılır. Zeytinlik sahalarında yürütülecek maden faaliyetlerine ilişkin usul ve esaslar ilgili bakanlığın uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Zeytinlik sahasında yapılacak maden arama faaliyetleri esnasında zeytin ağaçları kesilemez. Ancak, bu faaliyetler esnasında ağaç kesiminin zaruri olduğu durumlarda Bakanlığın izni ile ağaç bedeli ödenerek zeytin ağaçları kesilebilir.
Zeytinlik sahası içinde madencilik faaliyeti yürüten gerçek ve tüzel kişiler tarafından, bu alandan çıkarmış oldukları madenin satış bedelinin binde biri (%0,1) zeytinciliğin geliştirilmesi, ıslahı ve teşvikinde kullanılmak üzere, Bakanlık bütçesinde açılacak olan “Zeytincilik Özel Hesabına” aktarılır. Hesaba yatırılan bu bedel bir yandan bütçeye gelir, diğer yandan bakanlık bütçesinde açılacak olan tertibe özel ödenek kaydedilir. Özel ödenek kaydedilen tutarlardan harcanmayan miktarları ertesi yıl bütçesine devren gelir ve ödenek kaydedilir. Bu tertiplerden yapılacak harcamaların usulleri Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca müştereken hazırlanıp yürürlüğe konulacak esaslar ile belirlenir”.
Hükümetler; zeytin alanlarına zaten bu güne kadar özen göstermediler, korumadılar, betona terk ettiler. Çıkardıkları yasalar, yapmak istedikleri yasa değişiklikleri ile yaptıkları sözleşmeler zeytincilerin yararına değil onları yok edecek uygulamalardır.
Zeytin alanlarında durup dururken maden aranmak istenmesinin üzerinde düşünülmesi gerektiğini söylüyor ve ne yapmak istediğinizi anlayamıyoruz.
• Böylesi yasa tasarılarını hazırlamanızı,
• Zeytin tesislerinde bile ÇED raporu isterken hazırlanan Yasa Tasarısında maden tesisleri için ÇED raporunun istenmemesini,
• Birçok ülkede zeytincilik desteklenirken bizde yok edilmek istenmesini ise hiç mi hiç anlayamıyoruz.
Zeytinlikler dünyada olduğu gibi ülkemizde de artan bir değer ve kıymettir. Zeytinlerin kendisi zaten madendir, zenginliktir. Zeytin ağaçlarının altında başka zeytinlik aramak niye, onu da anlayamıyoruz!
Ayrıca yeraltı madenleri devlete ait olduğu için tarla sahibinden izin almadan tapu delerek her türlü hakkı kullanabilirler. Bu da zeytinciyi perişan eder. Tütün, şekerpancarı üreticisinden sonra zeytinciyi de perişan etmek istemenizi anlayamıyoruz!
Türkiye tarımını uluslararası büyük tarım şirketleri ve yerli büyük tekellerin çıkarları doğrultusunda düzenleyerek üreticileri yok etmektesiniz. Çiftçileri üretemez duruma getirdiniz. Bu güne kadar yaptıklarınızla emekçilere ve üretici çiftçilere çok yabancılaştınız. Oysa çiftçiler ve üreticiler; Türkiye’yi doyuruyor, giydiriyor. Bindiğiniz dalı kesiyorsunuz.
Sizi anlayamıyoruz!…
04 Haziran 2002 /İNADİNA




